PERŞEMBELERİ ANNEMLE OTURACAK BİRİ
Radyoyu sever. Bir kez çevrilmesi gerekiyor. Dokuz yıl. Ödeyebildiğimi öderim, o da tarife değil. Burası yeri değil, biliyorum.
görüntülenme 61 · başvuru 0 · kaldırıldı · gerekçe kodu 4
Perşembe günü bir kadın geldi. Adresi nasıl bulduğunu açıklamadı. Yüzüklerini çıkardı, ellerini ısıttı ve anneye hangi tarafının ağrıdığını sordu. Kızı artık sormuyordu. Dokuz yıldır aynı cevabı alıyordu.
Kadın onu çevirirken çarşafı altına soğuk soğuk çekmedi. Sonra annenin kızını bir saatliğine dışarı gönderdi.
Kızın bir saatte yapmayı bildiği hiçbir şey yoktu. Kafeye kadar yürüdü ve annesinin yiyemeyeceği bir pastayla döndü. Radyo çalarken mutfakta yediler.
Kadın radyonun yanına bir rehber bıraktı. Zımbaların yanında iki sıra delik. Arka kapağın iç yüzüne biri şunu yazmıştı:
Oda ne zaman boş?
Kadın yeniden geldiğinde “Hiçbir zaman,” dedi kız.
“O zaman olduğu gibi kullanırız.”
Kadın bir anahtar istedi. Kız yedeği çividen aldı. Boyada, asılı durduğu yerde soluk bir çizik bıraktı.
Ertesi Perşembe kadın başvurular getirdi. İlki tahsilat gişesi içindi. Sonra randevu sorumlusu. Sonra ofis müdürü. Kız o işleri yapanların isimlerini biliyordu. Yıllarca birim panosundaki isimlerinin altında durmuştu.
“Bunların hiçbiri boş değil.”
“Boşalmadan dolduruyoruz.”
Pasta tabağının yanına bir kalem koydu. Her başvuruda iki kutu vardı: TUT. ÇIKAR.
“İşe almayı kastediyorsunuz.”
“Kalmak isteyenlerin de başvurması gerekiyor.”
“Ya ötekiler?”
Kadın tabağı evyeye götürdü. Kurumuş şekeri başparmağıyla yıkayıp çıkardı. Yatak odasından anne çevrilmek istediğini söyledi.
“Bir dakika,” dedi kadın.
İlk başvuran, kızın ilanını kaldıran memurdu. Gişede ona kişisel koşulların açık pozisyon sayılmadığını söylemişti. Şimdi mutfak sandalyesinin yanında duruyordu. Kendi kalemini getirmişti.
“Bu gerçek mi?” diye sordu.
Kadın kızın cevap vermesini bekledi.
Annesi yeniden seslendi. Kız, isminin iki parçası arasındaki çabayı duyabiliyordu.
“Kaldırabilir misiniz?” diye sordu memura.
“Bu bir koşul mu?”
Onu yatak odasına götürdü. Adam yataktaki kadına baktı, sonra kızın hala elinde tuttuğu kağıda. Panoyu açıklamaya başladı. İlanlar kategorilerine göre kaldırılıyordu. Görüntülenme sayısı bir karar değildi. Bilemezdi ki—
“Ellerim ıslak,” dedi kız. Değildi.
Adam kalemini bıraktı. Kız ona kollarını nereye koyacağını gösterdi. Annesi adamın beklediğinden hafifti; adam fazla hızlı hareket etti ve anne onun yenine yapıştı.
Kız kalemi iki kutunun üstünde kaldırdı.
Annesi adamın devam etmesine izin vermedi. “Bana hangi taraf diye sor.”