Bütün hikayeler

Tutulan

Hikaye 6

Dinle

Yapay sesle okuma · Ses dosyasını indir

Salı. Yağmur dörtte başlamadan önce bent yolunu yürüdüm, martılar parmaklıktaki yerlerini tutuyordu, pompa binası yanlış günde Pazar günkü uğultusunu çıkarıyordu, E. uzak kapıdaydı, yeşil paltoyla, yakası kalkık, ben de üzerinde anlaşmadan anlaştığımız gibi mesafemi korudum. Diz bugün daha iyiydi.

Çarşamba. Köşedeki yerden ekmek, kasada hala sıcak. Oradaki kız bana ekmeğin eski ismiyle sesleniyor, yarı yarıya, annesinin kelimesi. E. yine yeşil paltoyu giymişti. İki gün alışkanlık değil.

Perşembe. Yenileme günü. Yine diz. Yağmur dörtten itibaren, dörtte de geldi.

Cuma. E. bu günlüğü sabahın dördünde açtı. Kaydı kısa tuttum.

Pazartesi. Uzun bir yürüyüş, turun tamamı, su kendi örtüsünün altında yatıyor, kapalı bir evdeki mobilya gibi. Yıl dönümünü düşündüm. Göl, planlandığı gibi, haziranın ikinci haftası, balkonu göle bakan oda, mavi tenteli yerde kahvaltı. Balkon tarafını isteyecek. Ben pencereyi istemeyi not ettim. Şimdiye dek kaldığımız her odada kapıya en yakın o uyur, bir ayağı yorganın dışında, elim de omurgasının merdivenini bilirdi.

[Bu günlük devam planınız kapsamında sağlanmaktadır. Kayıtlar hizmet iyileştirmesi amacıyla özetlenebilir ve kayıtlı karşı tarafın erişimine toplu halde sunulabilir.]

Salı. E. altını çizmeye başladı. Kurşun kalemle, hafifçe, alışveriş listesine yaptığı gibi, ekmeğin altını iki kez. Salının martılarının altını. Yakası kalkığın altını. Artık altı çizilenlere doğru yazıyorum.

—siyah köpekli adam şapka takmaya başladı. Yakışmıyor. Ve eve getirdiğimde ekmek hala sıcaktı, E. ikinci kapının yanındaki banktaydı, yürümüyordu, öylece oturuyordu, paltosu boğazına kadar kapalı, ben yolun uzunluğu kadar uzağa oturdum, aynı suyun kımıldamayışını izledik.

Perşembe. Yenileme günü. Köşedeki yerin kızı E.'yi sormaz oldu. İnsanlar bir hanenin şeklini bir isimden daha çabuk öğrenir.

Haziran, ikinci hafta. Göl, planlandığı gibi. İlk ışık bir deniz kabuğunun içinin renginde, balkon tam resmedildiği gibi, kahvaltı mavi tentelerin altında, kahve biz daha istemeden geliyor, E. yeşil paltoyla korkulukta, yüzü suya dönük, fotoğrafını çekmedim, bazı sabahlar eski usul saklamak içindir. Oda, rezervasyonu ikimizin de adına tuttu. İkinci isim bir hizmet.

—martılar yine, hepsi aynı yöne dönük, havaya karşı, neyin gelmekte olduğunu gök daha söylemeden böyle anlarsın, E. elleri paltoda, parmaklıkta aralarında duruyordu, birer birer gittiler, o kaldı, parmaklıktaki son şey, havaya karşı.

Cumartesi. Uykunun eski tarafından, tenimde onunla erken uyandım. Sırtının çukuru elimin altında nemli, topuğu beni orada tutmak için ayak bileğime takılı, komşular yabancı kalsın diye yastığın içine çıkardığı ses — hepsi bende, eksiksiz: ensesinin tuzu, kalçasındaki iki nokta üst üste gibi iki ben, sonrasında ismimi bir kez, dosyaya geçirir gibi söyleyişi. Kaydı uzun tuttum.

Çarşamba. Bunun üstünde yine eksik sayfalar, dördüncü kez. Yazmadığımı hatırlamıyorum. Defter beni cümlenin ortasından sürdürüyor.

Perşembe. Yenileme günü. Diz. Yağmur dörtten sonraya kaldı, kimse de çıkıp hatanın keyfini sürmedi. Kapakta yeni bir iz var, derin, başparmak tırnağı şeklinde. Benimkine uyuyor. Bastırdım. Derinleşmedi.

Pazar. E. bugün uzun süre okudu, ilk Salıdan başlayarak, kalem baştan sona elinde, hiçbir şeyin altına hiçbir şey koymadı, kapattı, sonra oturdu, kapak avucunun altında kapalı, dışa açılan bir kapıyı kapalı tutuşun gibi. Kaydı kısa tuttum. Yarın tur, uzak kapı, yaka havası. Nerede yürüdüğümü biliyor.