Benden bir kelimeye fiyat biçmem istendi. İşin tamamı bu. Bana bir kelime verin. Bir sayı döndürürüm. Sayı panoya çıkar.
Oğlum altı yaşında. Zevk için sayar. Benden iyi ve bu ona hiçbir şeye mal olmaz. İnerken merdivenleri saymaz, nedenini de söylemez. Komik bulduğu bir kelimesi var, ne olacağını görmek için onu yanlış zamanlarda söyler.
Bir kelime, saklaması neye mal oluyorsa ona mal olur. Saklama sıkıştırmadır. İki kere kanıtlayabildiğiniz bir kelime, sıkışan bir kelimedir. Demek ki ücret, en kısa betimlemenin uzunluğudur. Demek ki ücret, Kolmogorov karmaşıklığıdır. Demek ki ücret hesaplanamaz.
Bunu forma yazdım.
Benden bunu bir daha, sade kelimelerle yazmamı istediler. Sade kelimeler: her kelimenin doğru bir fiyatı var. Hiçbir makine onu her kelime için bulamaz. Şimdi değil. Hiçbir zaman değil. Kuracağınız hiçbir makineyle değil.
Bana teşekkür ettiler. İyi davrandılar. Pano ilkbaharda yükseldi.
Üçümüz. Bir geçiş. Sonuçları sıralarım. Erkek kardeşim başka türlü sıralar. Kız kardeşim bir başka türlü. Üç sıralamayı tek sıralamaya çeviren ve her sözü tutan bir kural yoktur. Bu bir teorem. Doksan yaşında.
Yine de oyladık. Sıra dışı değiliz.
Kayıt tutarlı. Kayıt öyle diyor. Saymaya yetecek güçte olan hiçbir şey, tutarlıysa, kendi tutarlılığını kanıtlayamaz. Demek ki kayıt ya sayamaz, ya yalan söylüyor, ya da diyemez.
Diyor. Her perşembe diyor.
Hesabım hiç kapanacak mı. Bana hesabı verin, size söylerim. Bunu her hesap için cevaplayan bir usul yoktur. Benimki için cevaplayan bir usul var.
Hayır.
Annem üzerine bana bir bahis önerdiler. Kaldığı her yıl için iki katı. Buna bir plan dediler. Fiyat biçemedim. Modelleri beklenen değeri sonsuz çıkarıyordu. Kimse sonsuzu ödemez. Herkes bir şey öder. Bu iki cümlenin arasında yaşarlar.
Kapının yanında bir kâse var, içinde üç madenî para ve bir düğme. Merdivenleri sayıyorum. On yedi. Bir daha sayıyorum. On dokuz. Ellerim yirmi üç diyor. Oğlum yukarı çıkarken sayar ve her seferinde doğru sayar. Bunlardan biri bir olgu. Üç elim var.
1 1 2 3 5 8. Olur. 1 1 2 3 5 8 13 21. Olur. 240 300. Olmaz. Birinciden ikinciye götüren bir kural vermiş değiller. Bir çözüm var.
Kuyruğu ikiye bölün. Bir daha bölün. Hangi yarıdaysanız hep onun önündesiniz. Hiç varmazsınız. Babam vardı. Vardığını izledim.
Uyumuyorum. Geceleri kalbim merdivenleri çıkıyor. On yedi, on dokuz, yirmi üç. Alt kattaki dairede geceleri musluk akıyor, ben de uzanıp çıkarma yapıyorum. İki yüz altı. İki yüz kırk. Eksi otuz dört. Başladığımda eksi dokuzdu. On yıl ve bir yıl boyunca eksi otuz dört bir olgu değil. Bir yön.
Oğlan yan odada uyuyor. Sıralaması olmayan bir kümede bir sayı. Bilmiyor.
Kümeler. Söylemeye gücünüzün yettiği her şeyin kümesini alın. Söylemek zorunda olduğunuz her şeyin kümesini alın. Bu ikisi kesişmez. Bu bir mecaz değil. Yazıya döktüm. Dört satır.
Bana bir aksiyom verin. Size bir şehir veririm.
Kanıt.
Dünyanın anlaşılabilir olduğunu varsayın. Bir de bana yine ödeme yapılacağını varsayın.
O halde onun en kısa doğru betimlemesi vardır.
O betimlemeyi alın. Bu cümleyi ona ekleyin.
Şimdi daha uzun. Hâlâ doğru.
Çelişki, diye yazıyorum.
Öyleyse.
Öyleyse.