Bütün hikâyeler

Seneye

31

Dinle · 2:22

Alt geçit pazarında sihirbaz, anahtarcıyla her mevsim yağmurluk satan adamın arasında katlanır bir masa tutar. Su fayanslardan kendine ait bir mevsimde iner. Rutubet yıllardır sihirbazın dizlerinde yaşıyor. Elleri tünelin en temiz şeyi.

İnsanlar ona saklayamadıklarını ve atamadıklarını getirir. Bir yüzük. Kapısından uzun yaşamış bir anahtar. Bir mektup, ağzı kapalı, getirene yazılmış. Son zamanlarda, gri kartlar — şeritte bir isim, bir yenileme tarihi.

Bu sabahki kadın kendininkini iki eliyle sıcak bir şey gibi tutuyor. Üstünde kocasının ismi var. Perşembe günü yenilenir. Dört kez iptal etti ve dört kez yeniden yürürlük bedelini ödedi. Sihirbazdan onu imha etmesini istemiyor. Yok etmesini istiyor.

Ona dokunmuyor. Numarayı yapıyor.

“Nereye gitti?” diyor kadın, elleri hâlâ onun çevresinde biçimlenmiş.

“Seneye,” diyor. “Hiç değişmeyen tek adres.”

İstediğini ödüyor — bir yeniden yürürlük bedelinden az — ve ışığa doğru çıkıyor. Anahtarcı başını kaldırmıyor.

Onun ardından bez çantalı bir adam geliyor, çantada da, bir gömleğe sarılı, bir el — yapma türden, ağır, parmakları son talimatlarının üstüne kapanmış. Onu saklayamıyor. Öteki şeyi iki kez denedi, çöp bidonlarının başında durdu ve geri geldi. Sihirbaz parmaklara bakıyor, tuttukları şeye, hiçbir şeye, adamın sahip olduğu her şeye. Ona dokunmuyor. Numarayı yapıyor. Adam nefes alıyor, sonunda yere bırakılmış biri gibi. Nereye gittiğini sormuyor.

Hiç para istemez. Bir kelime ister, açıkça söylenmiş, onunla ne yaptığını da söylemez.

Plakalardan öncesinden beri bu masanın başında, içinde de kendisinin olmayan yüz kırk kelime var, ve hangilerinin taşıyıcı olduğunu hissedebiliyor, ve kadınınki öyleydi.

Katlanır masanın arkasında çekmece yok.

© 2026 Hulki Okan Tabak. Tüm hakları saklıdır.