Bütün hikayeler

Seneye

Hikaye 31

Dinle

Yapay sesle okuma · Ses dosyasını indir

Alt geçit pazarında sihirbazın, anahtarcıyla her mevsim yağmurluk satan adamın arasında katlanır bir masası vardır. Su fayanslardan kendine ait bir mevsimde iner. Sihirbazın dizlerinde rutubet, sahip olduğu her şeyde pirinç tozu. Elleri tünelin en temiz şeyi.

İnsanlar ona tutamadıklarını ve atamadıklarını getirir. Bir yüzük. Kapısından uzun yaşamış bir anahtar. Bir mektup, kapalı, getirene yazılmış. Son zamanlarda gri kartlar — şeritte bir isim, bir yenileme tarihi.

Bu sabahki kadın kartını iki eliyle sıcak bir şey gibi tutuyor. Üstünde kocasının ismi var. Perşembe günü yenilenecek. Dört kez iptal etti, dört kez yeniden yürürlük bedelini ödedi. Sihirbazdan onu imha etmesini istemiyor. Ortadan kaybetmesini istiyor.

Sihirbaz dokunmuyor. Numarayı yapıyor.

“Nereye gitti?” diyor kadın, elleri hala kartın çevresinde biçimlenmiş.

“Seneye,” diyor sihirbaz. “Hiç değişmeyen tek adres.”

Sihirbazın istediğini ödüyor — bir yeniden yürürlük bedelinden az — ve ışığa doğru tırmanıyor. Anahtarcı başını kaldırmıyor.

Ardından bez çantalı bir adam geliyor. İçinde, bir gömleğe sarılı, bir el — yapma türden, ağır, parmakları son talimatlarının üstüne kapanmış. Adam çöp bidonlarının başında iki kez durdu, eli eve geri taşıdı. Sihirbaz parmaklara bakıyor. Hiçbir şey tutmuyorlar. Dokunmuyor. Numarayı yapıyor. Adam sonunda yere bırakılmış biri gibi nefes alıyor. Nereye gittiğini sormuyor.

Sihirbaz açıkça söylenmiş bir kelime istiyor.

Plakalardan öncesinden beri bu masanın başında. İçinde kendisinin olmayan yüz kırk kelime var. Hangilerinin taşıyıcı olduğunu hissedebiliyor. Kadınınki öyleydi.

Katlanır masanın arkasında çekmece yok.