Bütün hikayeler

Araziyi Yürümek

Hikaye 19

Dinle

Yapay sesle okuma · Ses dosyasını indir

Bileği ölüleri uyandırıyor. Her seferinde tek bir plakayı uyandırmaya çalışarak bileğini aşağıda, kalçasına dayalı tutuyor.

Denize bakan yamaçta dokuz yüz kırk taş. Üç yüz on bir tane kaldı. Plakayı çal. Graniti oku. Farkı dosyala. Ofis buna araziyi yürümek diyor.

Sıra 40, taş 12. Fedakar baba. Balıkçılıkta elli bir yıl. SUDA İYİ BİR ADAM. Örtüşüyor. Taşları kazanlar sonrasında ailelerin yüzüne bakmak zorundaydı.

Sıra 40, taş 19. Sevgili eşi. BURADA KENDİNE AİT BİR KADIN YATIYOR. Dört kategori. Biri şimdiden yanıyor. Duygu, aile kaynaklı seçiyor.

Sıkışık sıralarda iki plaka birbirinin üstüne konuşuyor. En son yenilenenin sesi en yüksek.

Sıra 41, taş 8. Sessizlik. Tuz, pil, sürenin dolması. PERŞEMBELERİ GELECEĞİZ. Ayakta duranların aşındırdığı toprak. Örtüşüyor.

Sıra 42, taş 1. İsim. Meslek. Kırk yıl. DOKUZUN GEÇİŞİNİ ÖDEDİ.

Elleri yenlerinin içinde hesabı yapıyor. Bir adamın saklayabileceğinden fazla kelime. İki kez örtüşüyor diye işaretliyor. Tablet bir kez kabul ediyor.

Öğlen öbür düzeltmen matarasını getiriyor. On dokuz yaşında, onlara ünite diyor, plakalar konusunda iki kez, matara konusunda bir kez uyarılmış.

“Denetleyen var mı?”

Kapağı çevirip açıyor, ismini soruyor. Idris. O da onunkini soruyor. Doldururken söylüyor.

Aşağıda uzun, dizeli taşlar. Sonra kötü on yılın yassı taşları, her birinde dört isim. Sonra kısa granit, konuşmayı plakalar yapıyor. En tepede bu yılın derin, uzun harfleri. Ofis buna kitabe fazlalığı diyor. Kadın hiçbirini dosyalamadı.

Altı yüz yirmi dokuzda yüz altı tutarsızlık. Ofis ortalaması: iki yüz seksen. Amiri iki kez titiz dedi.

Sıra 42, taş 6. Bizden alındı. ALINDI. Hiçbir şey dosyalanmadı.

Sıra 43, taş 11. Plaka cümlesine üç kez başlıyor. ALTTAKİNE İNANMAYINIZ. Oyuk, başparmak tırnağının tamamını içine alıyor. Örtüşüyor. Notlarda: taş, plakayı on bir yıl önceden öngörüyor.

Üçte, bütün hafta kaçındığı sıraya varıyor. Topukları yere çakılıyor. Kilitli kapı kategorisini işaretliyor: ertelendi, erişim.

Annesi dokuz ileride. Altı yıldır her ayın dokuzunda hesaptan çıkan ödeme. Sonraki iki hafta içinde, nazik bir adam ekranda onaylı ifadeler sundu. Kadın Her odayı rahatlatırdı seçti. Doğru. Bugüne kadar satın aldığı en doğru cümle.

İlk hafta bir komşu dua etmek için izin istemişti. Kadın katılmayacağını söylemişti. Komşu yine de kaldı, sonra çorba yapıp onunla yedi. Kadın kasesini bitirmişti.

O yıl kazımaya para yoktu. Boş granite bir satır seçmek için altı yıl. Her ay hesaptan çıkan ödeme, onun yerine parasının yettiği satırı alıyor. Yenilemede Her odayı ısıtırdı yazıyor.

Kapıda tablet eşitleniyor. Arkasında sessizlik. Bütün bilekler eve gitti.

Biri yağmurun aldığı kartın yerine yenisini koyup duruyor: HARF KAZIMA. DÜRÜST FİYATLAR. ABONELİK YOK. Kadın bahardan beri her iş günü okuyor.

Genç olan bir plakanın sesini taklit ediyor, yılı yanlış söylüyor. Kadın ağzı doluyken gülüyor, yüzünü taşlardan çeviriyor. Bu, onun kendi kuralı.

Harf kazıma kartını alıyor. Paltosunda, kalçasına dayalı yumuşuyor.