Bilet, başparmağının koltuk numarasını örttüğü yerde incelmişti. F sırası hala okunuyordu. Denetçi en yakın akrabasını sorunca bileti onun masasına koydu.
On bir yıl. Kaçırılmış tek Perşembe yok. Kadına isim vermedi.
Seksen bir yaşındaydı. Paltosunda hala sahne paltolarının geniş cepleri vardı. Biletin ayrı bir cebi.
Bakım irtibatından Meral evden Cesur Yeni Dünya'yı getirmişti.
“Tanıdık bir şey demiştiniz.”
Kitabı açtı. Omuzları indi.
“Testin parçası değil,” dedi denetçi.
Meral kitabı formla hizaladı. “O zaman ücretlere katmayın.”
Denetçi ikisinin arasına bir çizgi çekti.
Formda terekesi, saklandığı kanıtlanmış yüz altmış iki kelimeydi.
Denetçi bir cümle okudu. Adam tekrarladı. Kadın bir başkasını okudu. Adam beklemekle ilgili bir şey ekledi. Üçüncünün sonunu duyamadı. Kulağındaki aleti iki eliyle ayarladı. Kadın yeniden okumayı önerdi.
Başını salladı. Kadın ücretlere bir işaret daha koydu.
İşitme saklamanın parçasıdır. İki kez okumuştu. İki okuma da ücretlendirildi.
Adam bir oyunla başlamasını istedi. On bir bin replik, girişlerini de verebilirdi. Kadın, yazarların terekelerine ilişkin hükmü gösterdi. Oyunun gösterimleri sona erince ruhsatı da bitmişti.
Sandalyesini geriye çekti. Sandalyenin ayakları halıya takıldı. Kaldırıp kurtardı, duvara dayadı, yeniden öne geldi.
Bir an aralarında masa olmadan durdu.
Seni hatırladığım kısım için kal.
Bekledi. Denetçi yazmayı bırakmıştı. Biraz daha bekledi, sonra sandalyesine uzandı.
Kadın teste devam etti.
Sekiz işitme. Geriye yüz kırk bir kaldı. Formda: Hasta başarısız oldu.
Meral'in listesinde adam hala yarın için kayıtlıydı. Denetçi tamamlanmış testte bugünün tarihini gösterdi. Meral kendi kağıdındaki randevunun üstünü çizdi.
“Yine de çağrılacak,” dedi denetçi.
Meral dahili numarasını denetçinin formuna yazdı. Kitapta adamın kaldığı yere bir kağıt koydu, kitabı yanına aldı.
Denetçi repliği ayrı bir kağıda yazdı. Doğru olup olmadığını sordu. Adam nefes aldığı yeri işaretledi. Sonra kadın bileti masanın üstünden ona geri itti.
Adam bileti son Perşembeden sonra da saklamıştı. Bir zamanlar başkaları da vardı, programlar, çiçekler, yüzün üstüne bir isim yazılmış bir fotoğraf. Şimdi getirdiği buydu.
Bileti kadının yazdığı repliğin üstüne koydu.
Kadın bileti de kopyalamayı önerdi. Adam başını iki yana salladı.
Kadın dosyayı açtı. Adam ikisini de içine koyuşunu izledi.
Geniş cep dümdüz yatıyordu. Ayağa kalkmadan elini içine soktu.
Bir kapı işaretliydi. Ötekinde tabela yoktu. İkisinin arasında bu gece hangi girişin kendisine ait olduğunu sordu.
Kadın bir mandal sesi duydu. Dosyadan başını kaldırdığında iki kapı da kapalıydı.