Bütün hikayeler

İyi Geçişler

Hikaye 35

Dinle

Yapay sesle okuma · Ses dosyasını indir

—Hava ne güzel.

—Oğlum Pazarları arardı.

—Dört çeyrek. Başlangıç tarifesini o kadar süre tutuyorlar.

—Şimdi başparmağının resimlerini gönderiyor.

—Tekne yükselince kalçam gıcırdıyor. Sekiz hafta bekledim.

—Korkulukta yer var mı? Martılara ekmek kabuğu.

—Torba boş.

—Yine de peşimizden geliyorlar.

—Broşürün dediği gibi: inanılmanın en iyi yolu zor kısmı önce söylemektir.

—Dinleyin. Telefonum.

—Zor kısmı bu. Dört çeyrekten sonrası.

—İsmi. Bakın.

—Eğilmeyin. Kalçam.

—Bileğimi bırakın.

—Biz içeri girene kadar. Yürümeye devam edin dediler.

—O ele ihtiyacım var.

—Hepimizin bir şeyi var.

—Yukarı değil. Yukarı çekmeyin.

—Tekne yükseliyor. Sıkı tutunun.

—Düşürdünüz.

—Kadının telefonu. Vapurun altına gitti.

—Dışarı eğilme, tatlım.

—Arıyordu.

—Yine ararlar. Bir şey istediklerinde hep ararlar.

—İşte pontonunuz.

—Kolumu geri alamıyorum.

—Benimki bir sonraki. Orada oturabilirsiniz.

—Şöyle. Sağlam duruyor musunuz?

—Beni kurtardınız. Suya düşebilirdim.

—Üstünde onun ismi vardı.

—Artık her şeye bir isim koyuyorlar.

—Ona bir kelime sakladım. On bir ay. Makineye harcayacak değildim. Geceleri dilimin altında duruyor. Dişlerimle yokluyorum.

—

—Yol için bir kabuk alın.

—Boş.

—Beni gerçekten dinleyen ilk kişisiniz.

—İyi geçişler.

—Kalçaya dikkat.