Bütün hikâyeler

Saklamaya Değer Hiçbir Şey

41

Dinle · 3:11

Uyku, Ofis’in fiyatlandırılamaz diye listelediği şeylerden biri. On birinci madde, liste de uzun değil. Bunu bir bekleme odasında bir broşürde okudu, rafa en yakın sandalyede, kadın içeride uzmandayken, o zamandan beri de çoğu gece bunu düşünüyor, yanında yatarken, o uyumazken.

Bu yüzden ona elindeki tek ücretsiz şeyi veriyor.

Bir yol var, diyor, belli bir yere de gitmiyor. Bir yanında çit var. Öteki yanında hiçbir şey ekilmemiş bir tarla var. Öğleden sonra. Sözü edilecek hava yok.

Yolda kimse var mı, diyor.

Bunu bir kilidi yoklar gibi soruyor. On dokuz yıl küçük çocuklara öğretmenlik yaptı ve idare edilen bir hikâyeyi elli adımdan duyar, yine de yapmasına izin verir, çoğu gece. Kötü gecelerde onun işini zorlaştıran soruları sorar. En kötü gecelerde hiçbir şey sormaz, adam da böyle anlar.

Henüz kimse yok, diyor. Bir kapı, daha ileride. Açık. Uzun zamandır açık, otlara bakılırsa.

Hikâyede hiçbir şeyin ismi, saklamaya değer bir rengi ya da sayısı yok. Bir keresinde içinde yeşil bir kapı tutmayı denedi ve uyandığında bedel kafasına çoktan yazılmıştı, dört ünite, uyanınca ödenecek. Limon yok. Müzik yok. Kapıda kimse yok. Gece yarısı onun kafasına bir fatura koymayacak.

Kapıda kimse var mı, diyor.

Yok, diyor.

Sen var mısın, diyor.

Buna cevap vermiyor. Kadının eli battaniyenin altında onunkini buluyor ve tartıyor, tezgâhta bir şeyi tartar gibi, ve geri koyuyor. Kadın da bırakıyor, bir süre sonra da tarlanın nasıl koktuğunu soruyor.

Hazır bir cevabı var ve kullanmıyor. Biçilmiş ot sabah kadına bir şeye mal olurdu, sabah da bedellerin beklediği yer.

Hiçbir şey, diyor. Yağmur yağdı ve durdu.

Karanlıkta yatıyor ve hesapları yapıyor, kendi hesaplarını, ona hiç yüksek sesle söylemediklerini: iki kişi, aralarında ikinci bir soruşa dayanacak yüz doksan dört, bir de yeni yılda üç yüze çıkacak bir pano. Geçecek olan o olmayacak ve ikisi de bunu biliyor ve ikisi de söylemiş değil.

Kadının nefesi kapıda değişir, çoğu gece. Bu gece çitte değişiyor, ki bu erken, o yine de konuşmayı sürdürüyor, kadın yolu sınıyor olabilir diye, sonra da duruyor.

Öteki yanına dönüyor. Yolu bir kez daha kendisi gidiyor, kendi hesabına: çit, boş tarla, uzun zamandır açık olan kapı.

İçinde hiçbir şeyin değeri yok. Bunu sağlama aldı. Kapının iyi tarafında uyuyakalıyor, hiçbir şeyin beklemediği yerde, ve ücretsiz, ve kendinin.

© 2026 Hulki Okan Tabak. Tüm hakları saklıdır.