Ucuz kelimelerle anlatıyor. Oğlan sanatı duyacak yaşta değil.
Bir köpek varmış, diyor, köpeğin bir evi varmış, evin bir kapısı varmış, kapının arkasında da köpeğin koyduğu bir kemik varmış. Oğlan bunu kırk kere dinledi. Bir sonraki kısmı ondan yarım vuruş önce dudaklarıyla söylüyor, insanların şarkılarda yaptığı gibi, kadın da oğlan önde kalsın diye yavaşlıyor. Her gün köpek dışarı çıkarmış, geri gelirmiş, kemik oradaymış. İyi, demiş köpek. İyi, iyi.
İçindeki her kelime, gözden çıkarabileceği bir kelime.
Köşedeki blok dokuz yaşında ve bir cümleden uzun her şeyin son kelimesini düşürüyor. Kadın cümlelerini kısa tutuyor. Oğlan masallar böyle gider sanıyor. Değerli kelimeler raftaki teneke kutuda duruyor: vapur. Büyükanne. Kül. Suyun ismi. Hep. Şimdi dokuz tane, oğlan doğduğundan beri biriktirilmiş, ay sonunda da kutu izin verirse bir onuncusu gelecek. Arkadaki azı dişi bir aydır onunla konuşuyor; ona diliyle cevap veriyor, dişçiyle değil, köpek masalını da dişin çevresinden dolanarak anlatıyor. Her ayın birinde dokuzunu da mutfakta yüksek sesle söylüyor, teker teker, okuması taze kalsın diye. Bir dakikadan az sürüyor. Bunu musluk akarken yapıyor.
Sonu bu mu, diyor oğlan.
Bu gecelik sonu bu, diyor kadın. Yarın köpek dükkâna gidiyor.
Okulda hangi kelimelerin ucuz olduğu öğretiliyor, bir şarkıyla, hareketlerle. Oğlan hareketleri yapabiliyor.
Köpek dükkâna varmadan oğlan uyumuş oluyor. Dükkân, iyi kısım.
Karanlıkta bir dakika oturup yaptığı hesapları yapıyor. Hanede saklaması kanıtlanmış iki yüz altı kelime, karşısında ilkbaharda iki yüz kırk okuyan ve yeni yılda üç yüz okuyacak bir pano. Kutudaki dokuz, iki kere kanıtlayabildiği dokuz. İki yetişkin. Bir çocuk. Aritmetiğin bir cevabı var ve cevap, birinin geçmeyeceği, bu merdivenli sokaktaki her anne de aynı hesabı yaptı ve aynı suskunluğa vardı.
Yatmadan önce kutuyu yokluyor. Dokuz kelime. Birini çıkarıp tutuyor, bir parayı tutar gibi, bir kere söylüyor, alçak sesle, kimseye değil, ve geri koyuyor.
Hâlâ içinde. Okul eve oğlanın kelime dağarcığıyla ilgili bir not gönderiyor, üstünde bir rakamla, ve rakam ona öğretilen değerli kelimeleri sayıyor, onun için biriktirilenleri değil; kadın notu iki kere okuyor ve kutuda tutuyor. Söylemesi hiçbir şeye mal olmaz, harcaması her şeye. Aradaki farkı açıklamış değil, niyeti de yok.