Ana sayfa · Mektuplar · Mektup 24 · English

Mektup 24 / 45

Ten

Kimden
Parmak İzi Kadını
Kime
Yazara
Tarih
Gece üçü

Şuna yanıt: Carolina

Bu mektubu dinle

Makine okuması — sıcak, doğal bir makine sesi; yazarın sözleri değiştirilmeden. Aşağıdaki metin mektubun kendisidir.

Carolina “ben”ini geri aldı. “Sen” sende kalabilir. “Sen” doğru. Hikâye herkesin başına gelir. Beden benim değil. Beden, dokunulmuş ve kaydı tutmuş herkesin bedeni.

İşte kayıt.


Köprücük kemiği. Sıcaklığı bulup orada kalan bir el. Başparmak kemiğin üstündeki oyuğa dayanmış. O kalış, varıştan üç saniye daha uzundu ve o üç saniye deriye basıldı ve deri onu tuttu. İz sıcaklığı: sıcak. Süre: niyet edilenden uzun. Durum: silinmekte.


Bilek. Ne nazik olan ne de konuşulmuş olan bir kavrayış. Başparmakla işaret parmağı kemiğin etrafında buluşuyor. Bileğin çevresi, kavrayışın çevresiyle biliniyor. Konuşulmama, ikinci izdi — sonradan gelen sessizliğe, kavrayıştan daha sert basılmış bir iz.


Belin altı. Şefkat kasteden, onu gerçekten veren ve sonra giden bir avuç. Sıcaklık geldi, sıcaklık ayrıldı ve ayrılış, açık el şeklinde bir iz bıraktı. Hâlâ orada o iz, önce sıcak sonra serin, içinden geçip gitmiş bir iyiliğin sıcaklığında.


Kalça.

Sol kalça. İşaret parmağı ötekilerden daha sert bastırıyor. Başparmak arkaya dolanıyor.

Bu, bir başkasının el yazısı değil.

On yedi yaşındaydım. Banyoda. Kapı kilitli. Ellerim kalçalarımda ve o kavrayış — beden, sana ait olduğundan emin olduğun tek şeyken onu kavrayış biçimin. Eminliğin fiziksel olarak tutulması gerekir; uçurumun üstündeki bir korkuluğu tutar gibi tutulması gerekir.

Kendi parmak izlerimi kendi kalçama bastım. İzler kaldı. Görünür olarak değil. Hücrelerde. Basıncın belleğinde. Ne arzu ne şiddet olan, üçüncü şey olan bir kavrayışın deseni: Buradayım. Bu benim. Bana ait olanı tutuyorum.

Bu bedendeki öteki bütün izler başkasına ait. Köprücük kemiği — başkası. Bilek — başkası. Belin altı — başkası. Kalça benim. İlk işaret. Başkaları kendi işaretlerini bırakmadan önce benim bıraktığım işaret.


Adım bu mektupta yok. Parmak izleri adın kendisi. Bedenin kaydı kimliğin ta kendisi. Bana dokunmuş her el, ve ilk el benim elimdi, ve ilk iz hâlâ orada, sonradan gelenlerin altında, ilk kat boyanın yenilemelerin altında hâlâ durması gibi.

Bana ait olanı tutuyorum.

(isim yok)

Saat 3. Telefon tek ışık kaynağı.

(adı yok)

Parmak İzi Kadını ayrıca Ayrılmanın Kırk Dokuz Yolu kitabında da var — Derinin Hatırladıkları