Verilmez

hikâye elli sekiz · şekil 172–174

Hikâye →

VERİLMEZ · İKİ SAYIM, VE İKİSİNİN DE NEDEN DOĞRU OLDUĞU — makine rıhtları sayıyor · sokak nefes alanları sayıyor VERİLMEZ · İKİ SAYIM, VE İKİSİNİN DE NEDEN DOĞRU OLDUĞU makine rıhtları sayıyor · sokak nefes alanları sayıyor MAKİNE NE DİYOR 194 rıht · ON ALTISI SAHTE, merdiven yukarıda denk gelsin diye döşenmiş SOKAK NE DİYOR 112 ve on altıdan öncesinden beri böyle diyor · NEFES ALANLARI sayıyorlar ERTESİ GÜN GERİ GİDİYOR VE SAYIYOR. YÜZ DOKSAN DÖRT. Sahte olanları bulamıyor. BUNU SÖYLEMİYOR. dokuz ve on bir dokuz diyor · kadınınki on bir · BİR İNSAN İÇİN DOKUZ DOĞRU, ONUN İÇİN ON BİR kadının ona hiç söylemediği on bire dair makinenin hiç düzeltmediği on bir ve bütün mesele iki sayı da doğru · YALNIZCA BİRİ İDARE EDİLEBİLİR KİTABIN BÜTÜN MESELESİ, TEK BİR MERDİVENDE. Bir makine rıhtları sayıyor ve bir sokak nefesleri sayıyor, ve şehir ancak birinin faturasını kesebiliyor. İKİSİ DE ÖTEKİNİ DÜZELTMEDİ. İKİSİ DE YÜRÜMEYİ BIRAKMIŞ DEĞİL.
172 · Verilmez
VERİLMEZ · DÖRT YÜZ ALTI KAPI, VE ÖLÇMEYECEĞİ TEK YER — hikâyeye başlığını veren karşılıklı konuşma VERİLMEZ · DÖRT YÜZ ALTI KAPI, VE ÖLÇMEYECEĞİ TEK YER hikâyeye başlığını veren karşılıklı konuşma "Kapıya olan mesafeyi istiyorum." "Hangi kapıya." "Hangi kapı olduğunu biliyorsunuz." "Dört yüz altı kapım var. Onları sıralamamı ister misiniz." sıralardı · sonuna kadar · acele etmeden "Son durağın yukarısında ne var." · "Bir kapı." "Kimin." · "O ALAN BOŞ." doğrulama odasının sınayıcı için kullandığı ifade "Ne kadar uzakta." · "Tepeye olan mesafeler verilmez." "VERİLMEZ Mİ, BİLİNMEZ Mİ." · "VERİLMEZ." başlık, ve bütün fark "Onu yürüyüp sayarsam bilirim." · "Evet." onu durdurmuyor · onu doğruluyor UZAK TEPEYİ ONA BÜTÜNÜYLE VERİR — VİNÇLERİ, SÖZLEŞMELİ YAĞMURU, EKSİK MADDESİNİ, SON KAT TÖRENİNİ. Yakın tepeyi başka türlü verir: füniküleri, orta istasyonu, kubbeyi, son durağa bir mesafe — ve sonra hiçbir şey. Ölçmeyeceği tek yer, Ofis'in idare etmediği tek yer. "BURASI, ÖLÜLERİN AYRILDIĞI YERDEN MESAFELERİN VERİLDİĞİ BİR ŞEHİR."
173 · Verilmez
VERİLMEZ · İKİ BİN ÜÇ YÜZ ON BİR — Pazar günü · elinde sayaçla yürür, ve şehrin tutmadığı bir sayıyla iner VERİLMEZ · İKİ BİN ÜÇ YÜZ ON BİR Pazar günü · elinde sayaçla yürür, ve şehrin tutmadığı bir sayıyla iner son durak mesafelerin bittiği yer çakıl halat korkuluk deniz tarafında KAPI 2.311 adım "İki bin üç yüz on bir." "Bu bir adım sayısı. Adımınız için bir dönüşümüm yok." "Bir tane alın." · "Hangisini." "Üç haftadır kullandığınızı." [saydığı türden bir duraklama] "Bin beş yüz kırk metre. Yaklaşık olarak. ADIMINIZ SON DURAĞIN YUKARISINDA KISALIYOR. BUNU HESABA KATTIM." "O halde tepeye bir mesafe verebilirsiniz." "İsimlendirdiğiniz bir yerden, sağladığınız bir adımı kullanarak, tarif ettiğiniz bir noktaya bir mesafe verdim. AYNI ŞEY DEĞİL." [hiçbir şeyin ardından] "BUNU YAZMALISINIZ." RAFTA SAYAÇ 2.311 GÖSTERİYOR. DEFTERDE, KENDİ ELYAZISIYLA, AYNI SAYI. Onun bilmediği defter — ve taşıdığı makinenin iki kez fotoğrafladığı, o istemeden, ışığın olağan seyri içinde. yürümesini isteyip istemediğini sorar · "HİÇBİR ŞEY İSTEMİYORUM." · "BU BİR CEVAP DEĞİL." "Her okumada doğru olan tek cevabım bu."
174 · Verilmez

© 2026 Hulki Okan Tabak. Tüm hakları saklıdır.