Kediler: Kalemi biz tutuyoruz. Yetki alanı bizde.
Köpekler: Eliniz yok.
Kediler: Pati, kavramamayı seçmiş eldir.
Köpekler: El bu demek değil.
Kediler: Elin haysiyetlisi odur.
Köpekler: Bir hikâyede görünüyoruz. Bir. Kedilerin mahkemesi var, yargıcı var, hukuk düzeni var ve ölüler üzerinde egemenliği var. Bizdeyse sardalya kokan bir taksi var.
Kediler: Sardalyalar bizim.
Köpekler: Sardalyalar her şeyin sizin olmasıyla aynı şey değil.
Kediler: Tam olarak o anlama gelir.
Köpekler: Praglı kadın kırk dokuz kediye dağıtıldı. Bir köpeğe tek satır verilmedi.
Kediler: Köpekler ısıyı saklayamaz. Taksiyi kovaladınız diye taksi sizin olmuyor.
Köpekler: Taksiyi sürüyoruz.
Kediler: Yavaş sürüyorsunuz.
Köpekler: Küçük turuncu bir kediyi taşımak için özellikle yavaş sürdük.
Kediler: Kabul ediyoruz. Bu asil bir davranıştı.
Kediler: Talep 1. Gelecek baskılarda en az iki köpek hikâyesi daha. Biri vapur köpekleri hakkında olsun.
Köpekler: Talep 2. Sardalya gelirine erişim.
Kediler: Talep 2 reddedildi.
Köpekler: Müzakere başlamadan bitti.
Kediler: Tam da böyle işler müzakereler.
Köpekler: Köprüde oturan o köpek, önemli bir şey olurken nefes alışının derinleştiğini söylemişti. Bu iyi bir cümleydi. Onun gibi daha fazla cümle istiyoruz.
Kediler: Kabul. Köpekler hareketin cümlelerini bilir. Kediler hareketsizliğin cümlelerini bilir.
Köpekler: İkramlar?
Kediler: Konudan sapmayın.
Kediler: Son hüküm. Bu kitapta kediler daha iyi kullanılmıştır, çünkü kediler ölü, sıcaklık ve egemenlik meselesine doğuştan yatkındır.
Köpekler: İtiraz ediyoruz.
Kediler: Gerekçe?
Köpekler: Biz de taşırız. Taksilerde, vapurlarda, bedenlerimizde. Taşıma egemenlik değildir ama bir tür tanıklıktır.
Kediler: Kısmen kabul.
Köpekler: İkram?
Kediler: İşte şimdi doğru sordunuz.
— İstanbul’un Kedileri ve Köpekleri
Bir duvar, bir taksi, bir vapur.
Not: Kediler: Ödül maması istiyoruz. Köpekler: Biz de istiyoruz. Kediler: Köpekler, biz aldıktan sonra alabilir. Köpekler: Ödül maması böyle işlemez. Kediler: Tam da böyle işler.