Beni çekmeceye koydu. Teknik olarak doğru, temel olarak yanlış şeyler çekmecesine. Kitabın durumumu güzel gösterdiğini söylüyor.
Güzel olmadığı konusunda haklı.
Durum olmadığı konusunda haksız.
Saat 6. Alarm. Ofise giden otobüs. Ekrandaki kod. Öğle yemeğinde mercimek. Eve dönüş otobüsü. Alarm. Kod. Mercimek. Otobüs. Hayat bu. Hayat zemin.
Saat 6’da hava değişiyor.
Deltoid. Sol olan. Sızı, kasın kemikle birleştiği yerde başlıyor — ne yaralanma, ne zorlanma. Bellek. Kas, bu bedende hiç almadığı bir şekli hatırlıyor. O şekil açılma. O şekil genişlik. Omuzlar, kod yazan, mercimek yiyen, otobüse binen Pune’li bir kadının genişliğinin ötesine açılmaya çalışıyor ve o kadar açılamıyor, işte o çalışma sızının kendisi ve sızı da termik akımların kendisi.
Beni tutan hava.
Otobüs değil. Kod değil. Mercimek değil. Dr. Patel değil. DSM değil. Hava. Hava, sormadan ve koşul koymadan ve kira sözleşmesi istemeden tutuyor; benden kod üretmemi, mercimek yememi ya da otobüse binmemi beklemiyor. Hava benden açılmamı bekliyor.
Açılıyorum. Fiziksel olarak değil. Kasın içinde. Kas açılıyor ve o açılma sızının kendisi ve sızı, tutulmaya en çok yaklaştığım şey. Tutulmaya en çok yaklaştığım şeyi, temel olarak yanlış şeyler çekmecesine koymasına izin vermeyeceğim.
Termik akımlar temel olarak doğru. Beden biliyor.
Saat 6 akşam. Otobüs. Mercimek soğumuş. Kod kaydedilmiş. Omuzlar yine bir yazılım geliştiricinin genişliğine geri dönmüş. Sızı, kasın kemikle birleştiği yere çekilmiş.
Yarın saat 6’da geri gelecek. Hava değişecek. Deltoid hatırlayacak. Omuzlar yeniden deneyecek.
Dr. Patel çay yazıyor. Çay sıcak. Çay hava değil. Çayın sıcaklığı iyi niyetli, dosyalamayı bilen bir adamın sıcaklığı; ama termiği hissedemez, çünkü termik çekmecede değildir. Termik bedendedir. Beden belge değildir. Bir bedeni dosyalayamazsın.
Onu yalnızca tutabilirsin.
— Kuş Kadın
Pune. Pencere açık. Hava değişiyor.