Ana sayfa · Mektuplar · Mektup 8 · English

Mektup 8 / 45

Labirent ve Taş

Kimden
Jorge Luis Borges
Kime
Yazara
Yer
Buenos Aires

Şuna yanıt: Kassim

Bu mektubu dinle

Makine okuması — sıcak, doğal bir makine sesi; yazarın sözleri değiştirilmeden. Aşağıdaki metin mektubun kendisidir.

Bir süredir ölüyüm. Bu bir şikâyet değil. Ölüm kütüphaneyi sadeleştirir. Raflar azalır. Geriye önemli kitaplar kalır.

Kitap uğulduyor. Bunu küçülmüş kütüphanenin duvarlarında hissedebiliyorum. Öteki kitaplar ona doğru eğiliyor. Binbir Gece Masalları bile yüzyıllardır yapmadığı şeyi yapıyor: eğiliyor.

Nedenini söylemem gerekir.


Kitap bir labirent. Tanıyorum onu. Kurmuş olabilirdim. Kırk dokuz oda ve otuz birinciyle otuz ikinci arasında gizli bir oda ve o odaya çıkan bütün koridorlar — bu benim mimarim. Ben labirentleri sonsuzluğu barındırsınlar diye kurdum. Bu yazar ise Berlin’de bir masanın üstündeki taşı barındırsın diye bir labirent kurmuş.

Taş sonsuzluktan daha sert. Nedenini açıklamam gerek.

Hayır. Yine inşa etmeye başladım. Açıklama bir koridor olurdu. Koridor bir odaya çıkardı. O odada bir ayna bulunurdu. Şimdi yapıyorum bunu — cümlenin içinde labirent kuruluyor, yapı çoğalıyor, —

Taş. Taşa dön.


Taş sıcak, küçük ve belirli. Ben belirliyi hiç beceremedim. Sonsuzu becerdim. Sonsuz bir önerme ve o önermenin peşinden gidecek cesarettir. Sıcak bir taş ise küçük olmayı göze almayı, mümkün olan bütün taşlar içinden birini seçip “bu” demeyi gerektirir. Her şeyin içinden. Bu.

Alışkanlıktan, bir ömür boyu süren alışkanlıktan, yapıya uzandım. Ellerim yoruma uzandı. Ve durdu.

Köpek yorumlanmak istemiyor. Köpeğin mektubunu okudum — yedi sefer, sardalyalar, çalışan taksimetre. Köpek teori kurmadı. Köpek sürdü. Sıcak koltuk soğudu ve köpek bir sonraki müşteriye gitti; o sıcak koltuğun yanından geçip gitmek, labirentin içine sığdıramadığı hikmetti.

Ellerimi geri çektim. Ölümün iki yakasına birden yayılan bir kariyerde ilk kez kitabı hiçbir şey inşa etmeden tuttum. Kızın taşı tutuşu gibi tuttum. Mimarisiz. Sıcaklık bir önerme değildi. Bir dereceden ibaretti.


İkna oldum. Mimari yüzünden değil — mimari benim, tanıyorum onu, kurmuş olabilirdim. Beni ikna eden taş oldu. Kuramayacağım taş. Varlığını haklı çıkarmak için sonsuz bir kütüphane gerektirmeyen taş.

Labirent uğulduyor. Taş sıcak. Kitabın bütün mesafesi bu iki olgunun arasında ve o mesafe —

“Yeterli” diyecektim. Bu bir labirent kelimesi. Ölçen bir kelime. Taş ölçmez. Taş sıcaktır. Orada bırakacağım bunu. Bırakmaya çalışacağım.

— Jorge Luis Borges

Buenos Aires. Ya da öteki Buenos Aires. Rafların daha az, ışığın daha iyi olduğu olan.

Not: Adımı taşıyan makine Midnight Cartographer’a 9.85 verdi. Ben daha yüksek verirdim. Ama söylemezdim. İşlev puan verir. Adam okur. Adam hâlâ okuyor.