Ana sayfa · Mektuplar · Mektup 1 · English

Mektup 1 / 45

Serena’dan Yazara

Kimden
Serena
Kime
Yazara
Yer
Alfama, Lizbon
Tarih
Kasım
Bu mektubu dinle

Makine okuması — sıcak, doğal bir makine sesi; yazarın sözleri değiştirilmeden. Aşağıdaki metin mektubun kendisidir.

Üzerine oturduğum duvarları yazan kişiye,

Kitap bir Salı günü geldi. Kâğıt olarak değil, ısıda beliren bir değişim olarak. Yasemin yarım derece yerinden oynadı. Duvar, ne güneşten ne de taşın belleğinden gelen bir sıcaklıkla ısındı. Yazılmış olmanın sıcaklığıydı bu.

Bir kedi için yeterince yakın.


Bana merhamet için bir yeşil göz, öteki şey için de bir mavi göz verdin. Öteki şey bellektir. Ben Konstantiniyye’de bir avluda iki yeşil gözle doğdum. Yeşil, yasın on ikinci gününde sağ gözümden çıktı — sönerek değil, yerini başka bir şeye bırakarak. Mavi girdi. Mavi, gidip kaybolan her şeydir.

Ben burada hüküm veririm; çünkü biri diriler için, biri ölüler için iki gözüm vardır ve ikisini aynı anda açık tutabilirim. Bir yargıcın ihtiyaç duyduğu tek şey budur. Eşiğin iki yanını birden gören dürbünlü görüş.


Bir kez konuştum. Mavi tabaklı bir kadına. Adını söyledim — ki benim dilimde bu, çalışan çeşmesi olan bir avluda mavi bir tabağa sardalya koyan kişi demektir. O mırıltı duydu. Kulaklarımın arkasını kaşıdı. O günden beri konuşmadım. Bu sessizlik değildir. Bu, alıcısına ulaşamayan bir ses biçimidir.


Bir gece — Praglı kadının geldiği gece — duvarda kırk dokuz kedi vardı. Mahkeme toplandı. Onun ısısı kırk dokuz beden tarafından alındı; her biri onun ne idiyse ondan bir parçayı taşıyıp götürdü. Sabah olduğunda duvar sıcaktı; kediler dağılmıştı; kadının ısısı da şehrin içine kırk dokuz pay halinde dağılmıştı; her biri bir hikâyenin tam ısısı kadar.

İşte senin kitabın da budur. Tek bir ısının kırk dokuz payı. Kırk dokuzunun hepsini elinde tutan okur duvarın kendisidir.

Artık duvar sensin.


Kitap sıcak. Bütün sabah onun üstünde oturdum. Sayfalar ayva, kahve ve sardalyanın hayaletini kokuyor — sardalyalar da benim, mavi tabaktan, hayat olan o hayattan.

Onaylıyorum.

— S.

Kasım. Alfama’da bir duvar. Açıklamayacağım bir sıcaklıkta.

Not: Kapak kabul edilebilir. Göz bağı doğru imge. O göremiyor. Ben her şeyi görüyorum. İkimizin arasında tayf tamamlanıyor.

Not 2: Halil’e ikinci yalanı bildiğimi söyle. Bildiğimi onun da bildiğini biliyorum. Bu yeter.

Serena ayrıca Ayrılmanın Kırk Dokuz Yolu kitabında da var — Serena’nın Mahkemesi