Mutfak Kavgası

Adam kadının ardından bakıyordu mutfakta gölgesi uzadıkça. Çekti kapıyı yerinden salona fırlattı. Kadın şaşkındı. Elindeki tabakları birer birer hedef tahtasına yollamaya başladı.

İlk tabak adamın omzunu sıyırarak geçti ve duvara saplandı. İkinci tabak kapının olduğu boşluktan eski dostunun ardı sıra fırladı (ve şu ana kadar hala yerde daireler çizmeye devam etmektedir). Üçüncü tabak hedefini tam ortasından buldu ve adamın suratının ortasına yapıştı.

Adam acıyla geriye doğru kaykıldı. Kazağının kolları uzun olduğundan elleriyle etrafı yoklamayı başaramadı, olduğu yerde döner gibi bir hareketi tamamlayamadan darbenin şiddetiyle yere yapıştı. Kadın bunun üzerine topuklu ayakkabılarına uzandı olabildiğince hızlı bir şekilde. Yepyeni ayakkabılarını eline almıştı ki adamdan gelen hırıltıları duydu. Daha çabuk olmalıydı yoksa geç kalacaktı.

Topuklarını kırmaya başladı ayakkabıların. Bir iki üç dört beş altı bitmek bilmiyor sandı yedi sekiz dokuz on bu artık son diyerek düzleştirdiği ayakkabıları alel acele ayağına taktı ve koşmaya başladı. Mutfakta daha bir kilometre kadar koşmuştu ki adamın ayakta olduğunu, ona doğru baktığını gördü. Tabağı özenle kafasına geçirmiş, bükmüş ve kenarlarını kulaklarının üstüne oturtmuştu. Göz deliklerini özenle delmiş ve porselen boşluklardan kadını izlemekteydi.

Gerildi iyice gerildi ve tezgahların üzerinden kadının üzerine doğru atladı. Birlikte yere yuvarlandılar. Düşerlerken üstlerine oradaki raftan baharatlar dökülmeye başladı. Kadın yere düşmeden önce kekik yerleşti zemine. Adamla kadının arasınaysa kırmızıbiber ve karabiber yarışarak girdi. Fırsat bulmuş gibi sevinen kekiğini de katılımıyla kaybettiler kendilerini baharat denizinin ortasında. Kah bir parça pul biberin ardında bir el, kah sessiz bir çığlık yükseldi düştükleri yerden.

Dinle

Sesli okuma — yapay bir sesle, metnin yanında duran bir zemin. Asıl olan yazıdır.