Dönüştürücü
Dönüşüm’ü okumanın bu kadar tehlikeli olabileceğini düşünmemişti. Böceklerden hiç hoşlanmazdı zaten. Samsa’nın başına gelenlere derin bir tiksintiyle tahammül etmişti. Kafka’yı yarım bırakmak olmazdı, uzun da değil, bunu okumayacaksam hangisini okuyacağım zaten. Kitabı bitirdiği anda anlatmak istedi birilerine, etkilenmişti hoşlanmasa da.. Kardeşine anlatmaya çalıştı, Playstationla oynamak daha ilgi çekiciydi. Annesi bitmeyen bir telefondaydı. Babası da derbi maçındayım rahatsız etmeyin tişörtüyle televizyon karşısındaydı. Çok yalnız hissetti, yatağa uzandı, gözleri uykuya açıldı.
Uyandığında evde kimseyi bulamadı, mutfaktan garip sesler geliyordu, kontrol ettiğinde üç dev böcek gördü buzdolabına girmeye çalışan. Dev deyince gerçekten büyüktüler. Normal bir böcekle alakaları yoktu. Bir masa boyutundaydı en ufakları. Ttak tttat tttukla tttakk sesleriyle beslenme saatindeydiler. Ne olduğunu anlaması çok zor olmadı, evdekiler George Samsa gibi dönüşmüşlerdi. Ama neden?
Sabah saatlerinde durumda bir değişiklik yoktu. Akşama normalleşir diyerek okul servisine bindi. Matematik dersi çok keyifliydi. Edebiyatta konu Kafkaydı. Öğretmeninin sizin yaşınızda ne Kafka’nın bunalımını ne de Samsa’nın yabancılaşmasını anlamanız mümkün değil demesine çok kırıldı. Arkadaşları da anlamıyordu, öğretmen de hiç bir şeyden anlamıyordu. Tuvalete gitmek için izin aldı. Yüzünü yıkadıktan sonra aynada kendine bakarken çok yalnızsın be kızım dedi. Dilini çıkarttı güldü.
Sınıfa döndüğünde böcek istilası başlamış gibiydi. Öğretmen masasında fularlı yüzüklü dev bir karafatma anlaşılmaz bir şeyler anlatıyordu. Sınıfın yarısı hamamböcekleri, dörtte biri kırkayaklarla doluydu. Hepsi ekstra büyük boy olmak üzere. Uzak köşede en yakın arkadaşı camın kenarına tırmanmış bağırıyordu. Bir süre sonra izledikten sonra danışmaya gitti ve böcek ilaçlamayı aramalarını söyledi.
Hafta sonu karakoldan geldiler, büyükanne merak etmişti anne babasından ses çıkmamasını. İfade için karakola gitmeyi tercih etti, evin içine kimseyi sokmak iyi fikir değildi sanki. Saatler sonra karakoldan eve kadar uğur böceği nüfusundan büyük patlama yaşandı. Akşama televizyon ekipleri gelmişti. İnsanların ortadan kaybolduğu mahalle böceklerin işgali altındaydı. Konuşacak birini arıyorlardı. Genç kız yeterince yalnız, sıkıntılı ve güzeldi. Haberlerde neler olduğunu anlatmak ister misin diye sordular. Bütün ülke seni dinliyor olacak, herkesi etkileyecek bir olay var burada, tek tanığı da sensin.
Emin misiniz dedi heyecansız bir şekilde, televizyonda herkese konuşmamı istediğinize emin misiniz?