Hikayenin Sonu

Yüksek sesle konuşan adam anırdı “sonumuz gelecek, her şey bitti, o öldü”. Kalabalık şaşkın ve ürkek, eşeğe dikti gözlerini. Heyecanlıydılar, ne söyleyebileceklerine emin değillerdi. Beklenen gün gelmişti sonunda. Korkuyla beklenen. Ama sonu olan her hikaye gibi sadece zamanı belirsiz olan. Yine de huzursuzdu kalabalık, yapılması gerekenler vardı ama bir türlü başlanamıyordu..

Bu sırada tekrar anırdı yüksek sesle konuşan adam “yakarmayı kesin kardeşlerim, artık dua etmeyin, af dileyin komşularınızdan, birbirinize sarılın, bundan sonra sadece sizler varsınız”. Kalabalık ne yapacağını bilememenin şaşkınlığındaydı. Uzun kulakların ardından batmakta olan güneş meydanı yavaşça solarak aydınlatıyordu. Yüksek sesle konuşan adam bir siluetti önlerinde. Kehanet gerçekleşmiş, kitap bitmiş, saat gelmişti artık.

Yine söze başlayacak gibi oldu hikayenin baş eşeği. Şöyle bir gerildi, düşündü, böyle bir durumda söylenmesi en doğru sözcükleri seçmek için içten bir gayret sarf etmek üzereydi ki kalabalığın kendisine doğru bir hamle yapmakta olduğunu gördü. Etrafı adım adım sarılmakta, batan güneşin altında büyük bir çemberin ortasında kalmak üzereydi. Uzaklaşmak için bir hamle yapacak gibi oldu…

Oldu olmasına ama kalabalık yüz yıllar süren birlikteliğin kolektif zorbalığıyla yolu tıkamaktaydı. Sonra derin bir nefes aldı birbirine kenetlenmiş kalabalık ve de verilmesi gereken mesajı, kitabın burada bitemeyeceğini, her şeyin yeni bir başlangıcı olacağını, bunca emeğin boşa gidemeyeceğini en doğru en güzel en etkileyici şekilde söylemek üzere olanca sesiyle haykırdı: “Aaaaaaaaaaaaaa iiiiiiiiiiiiiiiiiiiii”.

Dinle

Sesli okuma — yapay bir sesle, metnin yanında duran bir zemin. Asıl olan yazıdır.