Yuvarlak Dünya

Güneyde bir uygarlık kurdular. Yazılı tarihi binlerce yıla dayandı. Şehirler yaptılar ve yaptıklarından daha hızlı yıktılar. Bazen kadınların sözü geçti, çoğunlukla erkeklerin dediği olur gibi gözüktü. Sanat ürettiler, öykülerini kaydettiler, müziklerini paylaştılar.. En büyük hikayecileri kasabadan şehre, şehirden köye dolaşıp sözlü geleneği yazıya çevirdi. Yıldızlara baktılar, bir gün gitmek umuduyla.. Doğaya baktılar, bilimsel metodla uğraştılar ve bugünün soruları için farklı kaynaklarda ilham aradılar.

Dünyanın düz olduğuna inanıyorlardı. Güneyde sınırlarını çizen coğrafi unsurları aşamadılar ama fikirleri değişmedi. Sonunda Kuzeyin keşfi zamanı gelmişti ve Ekvator çizgisinde toplandılar.

Üç grup halinde yola çıkacaktı kaşifler. Yol bulma aletleri sayesinde dümdüz kuzeye doğru gideceklerdi. Hiç bir ekip yoldan sapmayacak, olağanüstü bir durum olursa da geri dönecekti aynı istikamete. Aralarında beşer kilometre aralıkla aynı anda, aynı hızda Kuzey yolculuğuna başladılar. Aralarında aynı mesafeyi koruyarak ilerlediler. Bazıları yolculuğun sonsuza dek devam edeceğini düşünüyordu ama öyle olmadı. Molaları da dikkate alarak bir kaç hafta sonra aynı hızda gitmeyi başardıkları için yaklaşık aynı anda Kuzey Kutbuna vardılar.

İlk varan 2no’lu grup olmuştu. Yola çıkışı takip eden 32inci gün saat 10:01’de bayrakla konumu işaretlediler. Saat 10:11’de 1no’lu grup ve 1 dakika sonra 3 no’luı grup da tam aynı noktaya geldi ve her iki yandan 1no’lu grupla ve birbirleriyle çarpıştılar.

Hepsi aynı noktaya gelmişti ve aralarında azalmaya başlayan yan mesafe sıfıra inmiş ve Dünyanın tepesinde çarpışmışlardı.

Yine de inanmadılar Dünyanın yuvarlak olduğuna. Biliminsanları yoğun bir çaba içinde neden düz olmayan Dünyada çarpıştıklarını düşündü. Sonunda dünyanın düz olduğuna fakat yerçekimi denen bir gücün Kaşiflerin üzerindeki yaptığı çekim etkisiyle çarpışmanın gerçekleştiğine kanaat getirdiler.

Bir başka benzer Dünyadaysa kaşifler sonsuza kadar yolculuk ettiler. Sonu yoktu Dünyalarının. Gide gide bitmiyordu. Arkalarından başka kaşifler geldi, yetmeyince bütün halk yolculuğa katıldı. Sonsuz bir yolda milyonlarca insan aynı yöne gidiyordu. Yol bitmedi ama yolcu bitti sonunda.

Yine bir başka Dünyada Kutup sınırını geçen kaşifler kimseye çarpmadı. Ölçümlerine göre Dünyanın yarısını geçmişlerdi. Ne olmasını bekliyorlardı ki?

Kısa bir süre sonraysa sınırına geldikleri Dünyadan aşağı düşmeye başladılar. Düz Dünyanın sınırında düşme noktasındaydılar. Durabilenler durdu ama en azından yarısı Dünyadan döküldü.

Son olarak teknolojik olarak biraz geri kalmış bir Dünyanın pek cesur kaşifleri, kendi Dünyalarında Kutup Noktasına ulaştı. Dünyanın düz olmadığını anlamışlardı. Dönüş yolunda raporlarını hazırlamaya karar verdiler. O gece için kamp yaptıkları yere Dünya dışından bir ziyaretçi geldi. Sizi tebrik ediyorum, sırrı çözdünüz, Dünya yuvarlak yani yaklaşık olarak fakat bunu çözmek için biraz erken olmadı mı? Bir süre daha Düz Dünya ve Tepsi varsayımlarıyla uslu uslu devam edemez miydiniz? Bu sorgulamanızın sınırı olacak mı? Neyi keşfedeceksiniz bundan sonra? Hepinizin bir simulasyonda olduğunuzu mu? Reenkarnasyonun olmadığını mı?

Bu sözlerin hemen ardından kaşiflerin şaşkın bakışları arasında teker teker uzay boşluğuna ışınlandılar ve orada ölüme terkedildiler.

Fotoğraf — Hulki Okan Tabak
Dinle

Sesli okuma — yapay bir sesle, metnin yanında duran bir zemin. Asıl olan yazıdır.