Yolculuk

Uzun süre öylesine oturdu.

Bakışları karanlığı tarıyordu.

Karşı sahilin ışıkları gözlerini almış

Götürmüş, başka bir hayatın ortasına koymuştu sanki.

Ondan bekleyeceğim gibi davranıyordu bu gece. Uzun süre kendinden kaçtığı zamanlarda yaptığı gibi. Reddetmenin dayanılmaz olduğunda duyulan geri dönmenin heyecanını yaşıyordu. Ya da yaşamak istiyordu denebilir. Çünkü gitmeyi bilen birisi olarak, dönmenin heyecanından önce – dönmenin de bir gitmek olduğunun farkındaydı. Ve her yeni yolculuk yalnızca en azından bir veda gerektiriyordu.

Karşı sahilde ışıklar yavaşça sönmekteydi.

Dolaştığı hayatlar yataklarına çekilmekte, yeni bir günün sorumluluklarına hazırlanmaktaydılar. Gece onlar için kiralık hayatlarını sürdürmek enerjisini topladıkları zamandı.

Acaba o da mı böyle düşünüyordu gözleri ışıklardan örülüyken.

Sessizdi. Sessizdik.

Bunları düşünüp de susmak o kadar zordu ki yerimden kalkmak ihtiyacı hissetim. Sinirli adımlarla salonu turlamaya başladım. Gözüm bir ışıklarda, bir onda, bir tavanda, bir kendimde, bir bir bir bir bir bir bir her yerde..

Saatler geçiyor ve 80’lerin öncesini düşünüyorum. Acaba yurtdışına göçmek nasıl bir duygu diye.. Teknolojik devrim fiziksel kaçmanın da tadını kaçırmışa benziyor. Yani ya cep telefonundan sana ulaşırlar, ya bilgisayardan. Hatta elektronik posta artık buzdolabından bile seni bulabilir. Yalnızlığın da tadı kalmadı artık. Eskiden hayalini kurduğum balıkçı kasabasını (sanırım bu temayı 80’lerde horoz gibi permalı saçlı kadınların oynadığı filmlerde epeyce yozlaştırmışlardı) bulamayacağımı anlamakla kalmıyorum, artık balıkçı ve balıklar için de endişelenmekteyim..

Turuma devam etmeden önce bir kadeh şarap almalıyım..

O hala oturuyor..

Sahilin ışıklarından arta kalanlar yüzünü belli belirsiz aydınlatmakta. Bir başka yolcuğundan geri dönmek üzere şimdi. Bir yenisine çıkana kadar burada olacak.

Satırlarını tekrar okuyamayacağımız hayatımız..

İsterseniz siz de bakın dışarıya şimdi. Her ev kendi adacığını yaratabilir eğer ışıklarını göreceği bir sahili varsa karşında.

Dikkatli bakın kendinize, dikkatle bakın..

Farkları anlamaya başladığınızda gözleriniz sizi götürecektir karşı sahile, başkalarının hayatlarına.. Ve tüm gözler, ışıklar, sahiller, adalar ve yolculuklar birbirine karıştığında – işte o zaman bulacaksınız aradığınızı sandığınızı..

Bense elimde şarap kadehim, sırtım duvarda.. Kulağımın tek isteği bir parça müzik ve martı çığlığı duymak gece yarısında..

Bakıyorum karşı sahile, evde yalnız, uzun süredir tek başıma..

Fotoğraf — Hulki Okan Tabak
Dinle

Sesli okuma — yapay bir sesle, metnin yanında duran bir zemin. Asıl olan yazıdır.