Vapurdaki Kadın
Kabataş Adalar hattında İstanbul’da eski bir vapurdasın. Şirket-i Hayriye’den yadigar, biraz ağır aksak, oldukça tecrübeli.
Pandemi günleri herkes gergin. Yeni yeni sokağa çıkmaya başlamışlar. Kimsede bir kurtuluş hissi yok. Mesafeye dikkat bir yere kadar da olsa var, maske performansı daha düşük. Üç beş adım birkaç metre vesaire derken içeride ve dışarıda köşe kapmaca şeklinde bir oturma düzeni. Pek de bir kalabalık yok neyse ki.
İkinci kata çıkıyorsun, arka tarafta açıktasın. Geminin arka tarafında motorun beyaz köpüklediği mavi yeşil Boğaz sularına bakarak seyahat ediyorsun. Göz ucuyla etrafına bakıyorsun sanki 10 – 15 kişi var açıkta senle beraber. Sana göre solunda 50 yaşlarında öğretmen edalı bir kadın ve iki çocuğu sürekli konuşuyorlar. Elele bir çift biraz daha ötede. Adaya dönmekte ekalliyet mensubu birkaç adam evrak çantaları bazılarının kucağında kah gazete okuyorlar rüzgarda uçuşarak, kah gülüşüyorlar.
Kadıköy’ü geçip eski şehri de sağlam arkana aldığında ortalarda bir kadın fark ediyorsun. Kırmızı biraz fazla frapan giysisiyle dikkatini çekiyor. Kadını göremiyorsun tam ama 20’lerinde gibi geliyor. Şaşırıyorsun çünkü göz hafızan bu kadar kırmızı bir rengi hatırlamıyor güvertede. Oysa daha yeni bakmıştın etrafına.
Kadının gümüş pullu bir el çantası var. Koltuğa bırakıp ayağa kalkıyor. Sana gülümsüyor gibi geliyor ama emin olamıyorsun. Sana doğru yürüdüğüne görüyorsun, ne diyecek diye bekliyorsun, çantasını bıraktığına göre mendil, maske, sigara gibi bir şey isteyecek herhalde.
Kırmızılı kadın yanından yürüyor. Bir şey söylemiyor. İki yandaki gıcırtılı tahtadan koltuğun üzerine çıkıyor. Denize atlıyor.
İlk beş saniyeyi çok iyi hatırlıyorsun. Teker teker saymış gibi. Sabitsin. Şaşkın. Etrafta bir hareket görmüyorsun. Rüzgar saçlarını dağıtıyor. Ayağa kalkıp denize bakıyorsun kadının ardından. Yolcu düştü diye bağırman gerektiğini düşünüyorsun. Susuyorsun. Deniz kıpkırmızı.
Bir süre sonra ki artık zamanın ucunu kaçırdın, güverteye dönüyorsun birilerine bir şeyler söylemek için. Kimseler yok güvertede. Birkaç parça eşya, gazete, bavul, çanta var sadece. Bir de sen.