Balta Girmemiş Ormanlarda

En Başında Hepimiz Çocuğuz

Bir zamanlar ben de çocuktum.

Annem babam ve ablamla birlikte büyük bir şehirde yaşardık.

İlkokula gidiyordum, basket oynuyordum. Okumaktan keyif alırdım ve yeni yeni çılgın çizgi romanlar yaratmaya başlamıştım ki babam bize hikayelerini anlatmaya başladı.

Baykuş, Kedi ve Kaşif

Sabara’nın balta girmemiş ormanlarındaydım. Keşfedilmemiş, parlak yeşil, uzun ağaçlarla dolu ve gizemli. Öyle derler ki, Sabara ormanlarında sadece orada görülebilecek şeyleri görürsün ve bu tecrübe bir kereye mahsustur. Eğer olur da hikayeni anlatacak kadar yaşarsan, kimse o yeri bir daha bulamaz ve kimse o tecrübeyi tekrar yaşayamaz.

Günlerce yürüdükten sonra, görkemli Nox nehrinin kenarında kamp kurdum. Nehir, dağlardan gürül gürül akıyor, ormanı ikiye ayırarak çift kafalı ve gözleri olmayan insanların yaşadığı söylenen aşağı bölgedeki şelalelere ulaşıyordu.

Kaşiflerin en büyüğü olarak ben, buraya kadar gelmeyi başarmıştım yalnız başıma. Zaman aldı, uzun zaman, aslında zamanın ucunu kaçırdım, yardımcılarım da beni gözden kaçırdı bu arada. Ama işte buradayım ormanın ortasında, olmak istediğim yerde.

Gece usulca yaklaştı, yolculuk yorgunu ve gece soğuğundan tedirgin, kamp ateşini yaktım, yiyecek bir şey almak için çadırıma yürüdüm.

Geri dönerken, ateşin yanında olağandışı bir şey fark ettim. Orada olmaması gereken bir şekil oturuyordu. Alevler yüzüne dokunarak nehre gölgelerini serpiyor, nehir gölgeleri nihai sonlarının geleceği şelaleye ulaştırıyordu. Her geçen saniye şeklin gölgesini biraz daha çalsa da, Baykuş acele etmiyordu, sanki karşılaşmamız planlanmışçasına sakindi.

Büyüktü, her tarafı tüy, tam bir baykuşun olması gerektiği gibi.. Ateşin yanında oturmuş, bana bir fincan çay uzatıyordu. Dostça yanına çağırdı beni, “lütfen biraz çay al, yeni demledim ikimiz için”. Söylemeliyim ki uyarılmıştım Sabara ormanlarında fazla dost canlısı hayvanlarla karşılaşmak konusunda. Dikkatli adımlarla yaklaştım, çaydan uzak durdum ve husursuz hislerle Baykuş’un karşısına oturdum ateşin başında.

Baykuş, çayını yudumlarken başka düşüncelere dalmış gözüküyordu. Bense kıyafetlerin altındakini görmüş ve art niyeti hissetmiştim. Beni kandırmak için bir tuzak bu düşüncesiyle bağırdım “GÖSTER KENDİNİ! Senin büyük babam olduğunu biliyorum o kostümün altında. Kostümünü hemen çıkartmanı istiyorum!”

Çadırıma; eğer Baykuş saldırırsa endişesiyle, kendimi savunmak için uygun silah bulmak üzere koştum. Yolun yarısında soğuk bir esinti hissettim ve çayın kokusu aniden kayboldu. Onun yerine hırıltılı mırıltı sesi, normalden daha yüksek, etrafa dağılmış ölü balıklar ve baykuş kostümünden çıkmış bir kedi. Tıslayarak konuşuyordu “iyi tahmin canım, baykuş kostümü artık gerekli değil, hatta bu noktadan sonra herhangi bir şeyin gerekli olacağını sanmıyorum”.

Ayışığı Kedi’nin üzerinde dolaşıyordu ateşten bana doğru yaklaştıkça, kesin ölüm demekti benim için bu acımasız avcı karşısında. Sohbet etmeyi arzu ediyordum ama konuşmak için fazla zamanım kalmadığını anlamakta gecikmedim. Bu duruma uygun en önemli lafları söylemekle yetindim “DUR! BEKLE! Biraz izin verirsen kaçmama, ardından beni yakalamak senin gibi müthiş bir kedi için de eğlenceli olur.”

Kedi bu önerimi değerlendirmek için durdu ve ben fırsattan istifade nehre doğru koşmaya başladım. Peşime düştüğünde ancak nehre varmıştım, büyük bir kesik ve sağ bacağımda kanama ile. Fakat nehir onu durdurmuştu. Kıyıda ne yapacağını bilemeden şaşkın bakışlarla duruyordu. Bu etkileyici görsel çok uzun sürmedi. Nehrin akıntısı beni bilinmez topraklara ve yeni maceralara taşımaktaydı.

Bugün bile Kedi’nin parlak gözlerini ve yakut kolyesini anımsıyorum. Rahatsız değildi bakışları. Kararını vermiş gibiydi. Neredeyse tekrar karışılacağımızdan emin olduğunu hissettirdi bana. Derin bir nefes aldım ve nehre kendimi bıraktım.

İşte böyle başladı babamla hikayeler. Sanırım uzun süredir paylaşmak istiyordu ama her nedense şimdi hazır olduğumuzu düşündü. Belki de başka bir nedeni vardı bu başlangıcın..

Dinle

Sesli okuma — yapay bir sesle, metnin yanında duran bir zemin. Asıl olan yazıdır.