Uzaylılar
Uzaylılar Zyxel 33’den geldiler.
Gezegenleri telepatik yetenekleri yüksek uzay gezgini canlılarla dolu bir galakside, çifte güneşten ileri doğru sayınca 33’üncü sırada ufak tefek bir kaya parçasıydı. Az sayıda çitçi rüya ekiyordu bu gezegende. Gezegen güneşlerin arasından iki ve her bir güneşin etrafından bir kere dönene kadar gömülü kalan rüyalar, bu sürenin sonunda hasat ediliyordu.
Her önüne geleni ekmek mümkün değildi. Çiftçinin düşünceleri oldukça net olmalıydı. Yoksa küflenmiş, bozuk, işe yaramayacak ürünler çıkabilirdi tarladan. Çoğunlukla besinler ekilmekle birlikte bazı çiftçilerin düşünce ektikleri de söylenirdi. Devlet bunu yasaklamıştı ama dinlemeyenler oluyordu.
Düşünce eken çiftçiler eğer iyi hazırlanmışlarsa ve hasadı başarabilirlerse bütün güneş sisteminde neredeyse bir anda etki yapan düşünceler yayılıyordu. Herkes aynı şeyi anlıyor muydu bunu bilmek zor çünkü Zyxelliler kendi aralarında neredeyse hiç konuşmazlardı. Ayrıca Zyxel 1 ile Zyxel 10 arasındaki gezegenlerden de dünya yılıyla birkaç bin yıdlır haber alınamıyordu.
En cesur ve kural tanımaz çiftçilerden biri en yakındaki akıllı canlıları ziyaret etmeye yarayacak bir uzay aracı hayalini ektiğinde, bu sayede Dünya’ya geleceğini düşünmemişti bile. Geldiğinde de buranın Dünya olduğunu anlamadı zaten. Yanında en yakın arkadaşını da getirmişti.
İlk işi bir telefon alıp selfie çekmek oldu. Dünyayı anlamak istiyordu. Instagram’da Süper Uzaylı hesabını açtı. Gelen beğenileri saymayaya girişti. Kısa bir süre sonra başka bir hesaptan önce ilk hesabı sonra kendi hesabını beğenmeye ve yorum yazmaya başladı. Arkadaşı patlamış mısır yiyerek televizyon seyretmeye dalmıştı. Televizyon seyretmediğinde 30 sezonluk dizileri bulabildiği bir programdan Dünyalıların sosyal hayatları hakkında bilgi alıyordu. Evlilik kurumunu, dini liderleri, para denen bir şey olduğunu ve herkesin ölümden korktuğunu böyle öğrendi.
Zyxel 33’e bilgi göndermek istediklerinde internetlerinin çok hızlı bittiğini ve paket aşımını ödeyemeyeceklerini anlamışlardı. Bunun üzerine kumarhaneye gidip telepatik yeteneklerini kullanmaya karar verdiler. O günden beri kendilerinden haber alamıyoruz. Eğer kendilerini anımsayabilirsek bir sonraki tarlaya bu arkadaşların hatırasını ekmeyi planlıyoruz.