Bilge ve Hikaye
Bilge, denizin yanı başında oturuyordu. Yolun kenarındaki bank boştu. Kıyıda, ayaklarını sarkıtmış, saçlar rüzgarda dalgalanırken konuşuyordu.
Biz de arkaya banka oturduk. Gelişimizi fark ettiğini sağ elini hafifçe kaldırmasından anladık.
Her şeyin bir hikayesi vardır ama her şeyin sonu yoktur. Sonu olmayan şeylerin hikayesini çok az kişi bilir. Bu hikayeler yazılmakta olduğu için değiştirilebilir. Biten şeylerin hikayesini herkes bilebilir. Hikayeler sonu belirlemez.
Hikayeler her zaman özeldir, yaşayan için bir anlam ifade eder. Son önemlidir. Kavram olarak, bir değer yargısı olarak değil. Dikkat çektiği için. Bilinen sonlar, bilinmek istenen hikayeler yaratır. Tarihi kazananların yazdığı gibi, en güzel hikayelerin en iyi sonları olmayabilir. En bilinen hikayeler, sonları en çok dikkat çeken, kabul edilen, önemsenen hikayelerdir.
Yolculuktur esas olan eğer sonunda bir hedef koymuyorsan. Hedef varsa yolculuk hedef için bir araçtır sadece. Hedefe ulaştığın zaman zaten sonun bir hikayesi vardır. Güzel gözükür, ilgi çeker.
Sondaki o hikaye, hedefe ulaşmayan veya hedefi olmayan hikayelerden daha üstün, daha iyi, daha güzel veya daha anlamlı değildir. Yine de sonu olan hikayeler anlatılır. Bize düşen yolculuk mu yoksa sonuç mu istediğimizi bulmaktır.
Rüzgar Bilge'nin sözlerini dağıttı. Karşı kıyıda akşam olmuştu. Denizde bir kısım balık toplanmış, konuşmanın sonuna kadar beklemişti bizim gibi.
Rüzgarda sessizce oturarak güneşin batışını seyrettik biz de. Ne Bilge o akşam başka bir şey söyledi, ne de herhangi birimiz.