Karşılıksız Aşk

Karşılıksız Aşk’ı bulmaya kadar verdi kısa kulaklı rengi biraz karışık yerden bitme bir köpek. Pek güzel sayılmazdı ama karakterliydi kendince. Sevilmek peşinde değildi. Sevmek için çıktı yola..

Sahiplerimi mutlu etmek işin en kolayı dedi. Yemek vermeyi unuttuklarında sesini çıkartmadı. Yatağa almadıklarındaysa bütün geceyi davet bekleyerek geçirdi. Kızıldığında kuyruk sallamaya, fırsat buldukça sokulup yalamaya özen gösterdi.

Kendini sokakta bulduğunda kesinlikle vazgeçmedi. Kızıl renkli köpeği parkta görmüştü gezdirildiği zamanlarda. Yanına gidip çok güzel olduğunu söyledi. Gözlerim kamaşıyor, burnum kaşınıyor, patilerim bir hoş oluyor senin yanında diyerek içli içli havladı.

Mahallenin sonuna kadar aralarında kızıl renklinin de olduğu bir grup köpek tarafından kovalandığında bile içine bir kurt düşmedi. Sevmek evrenseldi, karşılığında sevilmek olmak zorunda değildi. İkilemler hastalıklı bir beyne sebep olabilirdi. Benim sağlığım yerinde diye düşündü.

Kasabın önünde bekleşen kedilere doğru yürüdü. Onlarsız bir dünya düşünemeyeceğini söyleyerek başladı, sonra tüylerinizin parlaklığı dilinizdeki bir kimyasaldan mı geliyor diye tatlış edaya sorusunu paylaştı. Kedilerle köpeklerin kardeşliğinden ve ancak birlikte dünyayı değiştirebileceklerinden bahsetti. Kasap, ciğer parçalarını kedilere atana kadar kendi kendine konuşmaya devam etti, sonra da kendi kendine sustu.

Biraz yorgun, biraz dalgın mahalledeki büyük ve yaşlı çam ağacının altına attı kendini. Karşılıksız sevmek zorlu yolculuktu, daha yeni başlamıştı. Ağaca bütün bu çabasının diyalektik bir süreç olduğundan, aynı ekosistemi paylaşan canlılar olarak karşılık beklemeyi bırakarak ortak paydayı büyütebileceklerinden bahsetti. Birkaç metre yukarıda sevimli kahvreng sincabın ayağı kocaman taş gibi bir kozalağa takıldı. Köpek ağaçla konuşmasına devam ederken kozalak da yerçekimiyle ona doğru hızlanarak hareket ediyordu.

Dinle

Sesli okuma — yapay bir sesle, metnin yanında duran bir zemin. Asıl olan yazıdır.