Ana sayfa · Oku · Öykü 45 English

Öykü 45 / 49

Bir Hayatın Envanteri

Bu öyküyü dinle

Makine okuması — nöral bir ses, yazarın sözleri olduğu gibi. Aşağıdaki metin kitabın kendisidir.

1 pasaport (süresi dolmuş) 1 bilet, varış yeri yok, tarih yok 3 fotoğraf: bir kadın, bir kapı, bir kedi 1 defter, deri, yarısı dolu (kendinden emin başlayıp belirsiz biten bir el yazısıyla girişler) 1 taş, gri, tutulmaktan ısınmış 1 yüzük, gümüş, deniz camı 2 kartpostal: biri hiçbir haritada görünmeyen bir şehirden, biri boş 1 eşarp, lavanta kokulu, bir şeyin etrafına katlanmış (bkz. madde 9) 1 saat, küçük, tahta kasa, Alman mekanizması, ibreler tanınır hiçbir örüntüye uymayan biçimde ilerliyor 1 kavanoz, boş, Japonca etiketli (izler erik turşusu düşündürüyor) 1 mektup, mühürlü, “M.” adına (açmayın) 1 pirinç anahtar, hiçbir şeyi açmıyor 0 dönüş bileti 0 telefon 0 sahibinin fotoğrafı 1 not, pasaportun içine iliştirilmiş, el yazısıyla:

“Kaybolmadım. Tamamladım. Taşıdığım her şeyi bıraktım. Bunu okuyorsan iki ihtimalden biri doğrudur: ya bu valizi buldun ve meraklısın; o zaman cebine sığan her şeyi alabilir, gerisini sıradaki kişiye bırakabilirsin. Ya da ben, geride bıraktıklarıma dönmüş hâlim, bunu okuyorsun; o zaman: yapma. Bir sebepten bıraktın onları. Valiz artık senin değil. Bir sonraki açana ait.”

Valizi Sirkeci Garı’nda bulan kadın onu üç gün kapalı tuttu. Etrafında dolaştı. Antreden yatak odasına, yatak odasından mutfağa taşıdı. Dördüncü gün açtı, notu okudu, taşa, fotoğraflara, deftere, saate, anahtara baktı ve valizin kaybolmadığını gördü. Bilerek bırakılmıştı.

Bir şey ekledi içine: bir yüzük. Gümüş, deniz camı; yıllar önce Rialto Köprüsü’ndeki bir bankta bulduğu yüzük. Valize ait değildi yüzük. Ama valiz, onu bulan kişiye ait bir şey olmadan eksikti.

Kapattı. Gar’a geri bıraktı. Not hâlâ şunu söylüyordu:

“Şehir hâlâ orada. Kapı hâlâ yeşil. Kahve hâlâ sıcak. Git.”