Ana sayfa · Oku · Öykü 14 English

Öykü 14 / 49

Misafir

Bu öyküyü dinle

Makine okuması — nöral bir ses, yazarın sözleri olduğu gibi. Aşağıdaki metin kitabın kendisidir.

Alfama’daki dairenin davetsiz bir misafiri vardı.

Yağmurlar başladığında, ekim ayında geldi. Bir insan değil

— bir mevcudiyet. İkinci yatak odasında bir ağırlık. Sıcaklık

— 22°C; ısınmadan, mevsimden bağımsız sabit. Bir bedenin sandalyede bıraktığı türden bir ılık iz.

Kiracı, Porto’dan gelmiş genç bir çellistti; bunu cereyan fark edilir gibi fark etti: yavaş yavaş, sonra birdenbire. Gece üçte uyandı. İkinci yatak odasının kapısı açıktı. Oysa kapatmıştı.

Yine kapattı. Kapı açıldı.

Önüne sandalye dayadı. Sabah olduğunda sandalye ikinci yatak odasının içindeydi; sokağa bakan pencerenin önüne muntazamca yerleştirilmişti, sanki biri gece boyunca orada oturup Alfama tramvaylarının geçişini izlemişti.

Çellist annesini aradı. Annesi dedi ki:

“Bir şey mi istiyor?”

“Bilmiyorum.”

“O zaman hayalet değil. Hayaletler ister. Sadece oturuyorsa kiracıdır. Kira al.”

Çellist kira almadı. Kapıyı açık bıraktı. Akşamları çello çaldı — Bach’ın birinci süiti, prelüd, kendi yaptığı bir evin içinde dolaşan ve oradan birazdan ayrılacak bir adam gibi duyulan o parça. Titreşim döşeme tahtalarına indi. Bunu çıplak ayaklarında hissedebiliyordu; bir de ikinci yatak odasından, bir şeyin sese doğru eğildiğini. Mevcudiyet dinliyordu — çaldığında, odadaki biri gerçekten dinliyormuş gibi, odanın dikkat niteliği değişiyordu.

Bir gece sandalyenin üstünde bir not buldu. Yazılmış değildi — kumaşa basınçla çıkmıştı; sanki uzun oturuşun ağırlığıyla. Harfler mürekkepten değil, izden oluşuyordu: TEŞEKKÜR EDERİM. MÜZİK BENİM ULAŞAMADIĞIM YERE ULAŞIYOR.

Avucunu harflerin üstüne bastı. Sıcaktılar. Bundan sonra daha sık çaldı. Mevcudiyet kaldı. İkinci yatak odasının dışına hiç çıkmadı. Bir daha da konuşmadı. 22 derecesini korudu. Sandalyeyi hep pencereye dönük tuttu.

Çellist iki yıl sonra taşınırken ev sahibine misafirden söz etti.

“Biliyorum,” dedi ev sahibi. “1974’ten beri orada. Bahşişi de iyidir.”

Hangi para birimiyle olduğunu sormadı.