Duman
Uzun süre tarımla uğraştı. Bursa'da Armut bahçelerinde Canditatus Phytoplasma Pyri ile karşılaştı. Baktığı bahçelerdeki armutlar "geriye doğru ölmekteydiler". Deveci Armudu için bu tehlikeyi hasta bitkileri yakarak atlattılar. Sonra ayvalarda kahverengi leke denen Diplocarpon Mespili ile mücadele içinde yerde aldı. Bu sefer de enfekte yapraklar yakılıyordu. Patateslerdeki bakteriyel solgunluk, elmada karalekesi derken bir kaç sene boyunca da mısır tarlalarını etkileyen Ustilago Maydis hastalığının kaynağı mantarlara boğuştu. Hastalıklı mısırlar hayvanlara da zararlı olabileceği için yakılarak imha edildiler.
Kırsalda ve ateşe yakın geçen bir hayatın doğal sonucu olabilir belki bu icat. Orta Anadolu'da unutulmaya başlayan bu konunun dikkatimi çekmesi birkaç Konya köyünde bahsi geçtiği içindir. Ziraatçi kişinin ismini hiç öğrenemedim. Bazılarına göre 40'larında, kadın bir ziraat mühendisidir, bazılarına göre şehirden kaçmış Anadolu'yu gezen tarım aşığı 60’larında bir adam.
Kim olduğundan bağımsız olarak konuya bakarsak, bu kişi dumanla şifreli mesaj göndermeyi icat etmiştir. Gönen'deki şifreci kuş icadından sonra Anadolu'da bir kez daha bu şifre konusuyla karşılaşmamı not ederek devam ediyorum.
Duman, hava koşulları uygun olduğu durumda 30 kilometre uzaktan görülebilir. Bu durumda teknolojik imkanların elverişli olmadığı durumda, merkezi duman işareti çıkışından 10 ila 30 kilometre yarıçapında dairesel olarak düzenlenmiş haber alma noktaları konumlanır ve bu ağ yapısı tekrarlanırsa, geniş bir coğrafyada dumanla haberleşmek mümkün olabilir. Buradaki icat bu ağın tasarımı, coğrafi şartlara uyumu ve özellikle de duman mesajının günün kriptoprafik esaslarına uygun şifrelenmesidir.
Bugün itibarıyla denemelerin yapıldığı duman üretim merkezlerinden birini Konya'da, bir diğerini de Karaman'da gezme fırsatım oldu. Otların ve doğa şartlarının yok etmesine ramak kalan bu bölgelerden bir kaç tane daha olduğunu anlıyorum. Fakat köylülerin bana aktardığı kadarıyla şifreleme veya aktarımda bir sorun yaşanmamış. Kendileri bire bir görmemişler ama onlara da hikayeler böyle aktarılmış. Sorun duman zehirlenmesinden çıkmış. Her bir istasyondaki görevliler ya da deneye katılanlar ayrı ayrı karbon monoksit zehirlenmesine maruz kalmışlar. Bunun üzerine bölgede ilgi ve destek azaldığı için mucidimizin de keyfi kaçmış ve burayı terk etmiş. Başka bir yerde projeye devam edip etmediği hususundaysa elimizde bilgi yok.
(Tenaver'in Kendine Notu: Sadece Anadolu'da değil başka ülkelerde de benzer bir deney yapıldığıyla ilgili duyumlar alıyorum. Bu konuyu daha derinine araştırmak isterim.)