İş ve Para
Çalışmak için para vermek istiyorum dedi oto galerisindeki kadına. İkinci el arabaların satışını yapan bu zincirin ülke müdürüydü elli yaşlarındaki hafif tombul biraz fazla titiz ve şık kadın. Bir satıcının ne hissettiğini öğrenmek istiyorum, kendine ait olmayan bir şeyi satıp bir başkası için para kazanmayı hissetmek istediğimden size bu parayı teklif ediyorum. Kadın fazla uzatmadı, incelenecek satış raporları vardı, basıp gitmesini söyledi. Izgara köftelerine bayıldığı bir lokanta vardı. Abdullah Abi dedi, izin verirsen ızgaraya oturayım, o cızzz sesini duymak istiyorum, sıcak köfteleri müşterilere sununca mutluluklarını, ağızdan beyne lezzeti görmek istiyorum abi. İşte bak bu da maaşım getirdim sana, alırsan parayı başlayabilirim. İlan verdi internette. Pilates dersleri verilir. İlk ders ücretsiz, 5 ders alana ödeme yapılır. Kod yazdı fotoğraf sitesi için, arama motorunu iyileştirmek için çalıştı ve beraberinde saatlik ücretini gönderdi. Otobüsü İstanbul’dan Çanakkale’ye sürdü, üstüne para almak yerine ekibe bahşiş dağıttı. Sen bizi işimizden mi edeceksin deyip iyice bir dövdüler otogarda. Hastanede çağrı merkezi telefonlarını cevapladı. Her bir çağrı için de para bıraktı masaya. Şirket dava açtı iş kanunu bilmem kaçıncı maddeye uymadığından. Kamu ihalesine girdi. Ormanlık araziyi iyileştirme işini almak için. İhaleyi alırsa ödeme almak yerine ödeme yapmayı önerince bu sefer de inşaat firmalarından dayak yedi. Bilgisayar oyununda ürettiği giysileri bedavaya dağıtınca beyaz saçlı uzun boylu bir Elf terzi tarafından kovalandı. Üniversiteye döndü ve öğrencilere ders vermek karşılığında para vereceğini açıklayınca parası cebinde kaldı. Karşılıksız para vermek istediğindeyse alan çok oldu. İş yapmak için para vermeye çalışınca hiç kimse almadı. O da kendi işini kurdu.