Yassu Çiçeği
Özünde koni şeklinde bir çiçektir. Ters durur. Kırılgan görünümlü bir sap ve farklı renklerde asil yapraklar. Yüksek rakım bitkisidir. Ancak denizden 5000 metre ve daha yükseklerde görülür. 19uncu yüzyılda daha alçakta görüldüğü söylenmişse de bu yanlış bilgi genç botanikçilerin tecrübesizliği veya art niyetli maceracıların tuzak söylemlerinden kaynaklanmış olmalıdır. Kısacası, 5000 metrenin üzerinde olduktan sonra coğrafyadan, enlem veya boylamdan bağımsız olarak bir Yassuyla karşılaşmak olasıdır.
Yassu güneşten korunaklı olmayı tercih eder ve kendi isteği dışındaki fiziki sebeplerden insanlardan uzak durmak zorunda kalmıştır. Cesur dağcılar; kayalıkların arkasında veya mağaraların girişlerinde güneşten korunan bölgelerde bu çiçeklere rastlamaktadırlar. Her zaman olmasa da genellikle diğer Yassu çiçekleriyle birliktedirler.
Yassu fısıldar. Ona zamanını ayıran, eğilip dinleyen, tercihan sessizce durup bekleyenlerle konuşur. Ne hakkında konuştuklarını kimse bilmemektedir çünkü Yassu ile konuşanların anlatma fırsatı olmamıştır.Uzaktan konuşmayı görenler ise net şekilde duyamamıştır. Sıra dışı tıp uzmanlarından oluşan dar bir çevrede, dağcılar arasında ve botanikçiler gibi konuya zaman ayıranlar tarafından oldukça sarih bir şekilde bilinen şey bu konuşmanın akabinde ne olduğudur.
Bu aşamada öncelikle paylaşmak istediğim, ne kadar yüksek bir rakımda Yassu ile karşılaşılırsa, Yassu’nun konuşma ihtimalinin yüksekliğe paralel olarak arttığıdır. Ayrıca tüm sözel kaynaklar bir ısı faktöründen bahsetmektedirler. Bu sohbet hava en fazla 3 derece ise olabilmektedir.
Söylenenlere göre konuşmanın ilk aşamasında Kaşif, Yassu’dan biraz uzakta durarak başlasa da konuşmayı çok sakin bir tonda yapar gibi gözüken renkli yapraklara ilgi duyarak çiçeğe yaklaşır. Buradan sonra karşılaşmalarla ilgili kayıtlar oldukça azalıyor ve tutarsızlaşıyor. Bazı gözlemciler bu aşamada sahayı terk ettiklerinden sonra olanları görmemişlerdir. Diğerleri Yassu ile karşılıklı bitmeyen hikaye anlatımının; ayrılma zamanının geldiği, havanın soğuduğu gece karanlığına kadar devam ettiğini söylerler. Bu kısmı görenlerin çok az olduğunu ve kayıtların güvenilir olmadığını düşünüyorum.
Anlayabildiğim kadarıyla geceyle gelen korkunç aşamada, bitki konuşmaya genel olarak hakim olmaya başlar ve Kaşifin kas hareketliliği düştükçe konuşması da kesilir. Yassu konuştukça yapraklarının rengi değişir, daha parlak yaprakların çiçekteki heyecanı gösterdiği düşünülmektedir. Bazılarının Yassu’nun şeytani olduğunu ve sözcüklerinin tehlikeli olduğu kadim bir dilde konuştuğunu söylediklerini de duydum. Yine başka gözlemciler büyük bir işbirliğinden bahsederler bitkiyle dinleyici arasında gerçekleşen. Son olarak da bu durumu 1001 Gece Masallarındaki hikaye anlatımına benzetenler de olmuştur.
Uzun yıllar Yassu Çiçeği konusuyla ilgilendikten sonra, her ne kadar rahatsız edici gözükse de diğerlerinden daha iyi çalışılmış ve doğru çıkacağına güvenim tam bir hipotez geliştirdim. Yassu – bence – parazit kökenli ve dünya dışıdır. Genel botanik bilgimizle uzay biyolojisini birleştirerek bakıldığında da bizim gibi organik karbon temelli bir canlıdır. Fiziksel yapısı geniş alanları enfekte etmesi için uygun değildir. Soğuk hava ve yükseklik ihtiyacı içindeki yayılmacı arzuyu kısmen boşa çıkartmıştır. Hem tektir hem de çoğul. Kolektif bir yapıdır. Uzaktan düşüncelerini yansıtabilir ve yakından sesli konuşması mümkündür. Telepatik değildir, ben böyle bilimsel olmayan şeylere inanmam, yalnızca sesi üretme ve iletme yöntemi bizim bilgimizin ötesindedir diye düşünüyorum. Ona rastlayanlar – sesini duyanlardan bahsediyorum – gerçekten konuştuğunu düşünürler. Fakat bu konuşmanın yatıştırıcı bir etkisi vardır, ardından uyuşturucu ve nihayetinde de paralize edici. Konuşma esnasında, bitkinin yakınında olan kişiye hava yollu kimyasallarla ulaşan Yassu bu kaçınılması olanaksız etkiyi yapar.
İşin aslında Yassu ile konuşan hiç kimse anlatamadı ne konuştuklarını. Hiç biri konuşmanın ardından tekrar görülmedi. Ben şahsen bu olayı izlediğine inandığım bir kaç gözlemciyle tanıştım. Delice de gelse anlattıkları, yemin ederek Yassu ile konuşan kişinin olduğu yerde kök saldığını söylediler. Son aşamada kas hareketi de tamamıyla durduktan sonra gözle görülebilir sohbet sona erer ve takip eden saatler içinde hızlı bir çözülme süreciyle kişi tanınmayacak hale gelene kadar değişime uğrar. Bu sürecin sonunda gözlemciler kişinin çevredeki bitkilerden ayırt edilebilir olmadığını aktardılar. Sonra, yaklaşık 24 saat sonra, önceki gün konuşan Yassu’nun yanında parlak yapraklı yepyeni bir Yassu Çiçeği görülmektedir.
Babamın sesi mektubu bitirdiğinde titriyordu. “Benim dostumdu” dedi bize. “Müthiş bir insandı, çok yakın bir dosttu, bütün hayatını bu konuya ayırdı ama çok az insan ona inandı”.
Tedirgin bir şekilde arkadaşına ne olduğunu sordum. Cevabı kısaca “hipotezini denemeye gitti” oldu. Ağlamaklı olduğuna yemin edebilirdim fakat konuşmamızın sonu gelmişti. Odadan koşar adımlarla çıktı ve bizleri çok az kişinin gördüğü bir çiçeğin hayaliyle bıraktı.
