Ana sayfa · Oku · Öykü 28 English

Öykü 28 / 49

Terk Edeceğin Bir Şehrin Tarifi

Bu öyküyü dinle

Makine okuması — nöral bir ses, yazarın sözleri olduğu gibi. Aşağıdaki metin kitabın kendisidir.

Salı günü ayrılacak olan ve telefonda, çatlamamak için kendini çok zorlayan bir sesle bana bir şehri nasıl ev gibi hissettireceğini soran kızıma.

Malzemeler (ellerini yıkamadan hazırla — şehir sana güvenmeden önce kokunu almalı):

— Bir daire, kiralık, penceresi yanlış yöne bakan. Sen bu yöne “benim” demeyi öğreneceksin.

— On dört aylık sabah. Yavaş yavaş biriktir. Kahve, ekmek ve güneşte kuruyan nemli sokaklar gibi kokmalı. Perdeyi açmadan önce girsin koku daireye. Bırak. Sabahları aceleye getirme; tarifin yerine başka bir şey konamayacak tek kısmı odur.

— Bir kafe. Hangi kafe olduğu önemli değil. Önemli olan, garsonun sen konuşmadan dökmeye başlaması. Bu da yaklaşık altı hafta sürer. Not: altı hafta kısaltılamaz. Güven yavaş bir malzemedir.

— Yakınlıktan başlamış üç arkadaşlık. 4B’de oturan ve ayakkabılarını kapısının önünde bırakan kadın. Sana

“profesör” diyen kioskçu, oysa profesör değilsin. Kedi. Her zaman bir kedi vardır.

— Hedefsiz yapılmış on yedi yürüyüş. Bu yürüyüşlerin en az dördünde kaybolacaksın. En az birinde bir daha bulamayacağın bir sokak keşfedeceksin. Bu sokak esastır. Belgelemeye kalkma. Yalnız onu aramazken vardır.

— Gürültünün tamlığıyla sessizliğe dönüştüğü bir gece. Sirenler, komşular, üç kat yukarıdaki tartışma, duvarın arkasındaki televizyon. Yatağına uzanıp dinleyeceksin ve bir noktada gürültü kendi üstüne katlanacak; onun altından şehrin gerçek sesini duyacaksın: yüzyıllardır çalışan ve durabileceğini unutmuş bir makine gibi, alçak ve sürekli bir uğultu.

— Bir gidiş tarihi. Vardığın gün koy onu. Bu karamsarlık değil. Baharat. Yakıyor. İşe yaradığını öyle anlarsın. Tattığın her şey, artık bir gün tadamayacağını bilmenin bilgisiyle daha iyi olacaktır.

Yapılışı:

Malzemeleri herhangi bir sırayla karıştır. Ellerin, sen fark etmeden önce şehir gibi kokmaya başlayacak. Yöntemin işlediğini böyle anlarsın. Tarif cömerttir. Ama geri çevrilebilir değildir.

Oda sıcaklığında servis et. Tekrar ısıtma.

Soğumaya bırak. Buzdolabında değil — tezgâhın üstünde; mutfağın havası bitirsin yemeği. Bazı yemekleri aşçı değil, oda tamamlar.

Verim: bir anı, yaklaşık; bir ömür yetecek kadar; en iyi, yıllar sonra başka bir şehirde, garson sana sormadan bir şey koyduğunda ve güvenin malzeme sandığın şey değil, aslında yemeğin kendisi olduğunu fark ettiğinde, tek başına tüketilir.