Burbon 1920

Canal Street'de bir bahar akşamında yürürken bu kaydı yapıyorum. Amerika'ya gelişim New Orleans'da yaşayan ve ucundan da olsa 1920'leri görmüş Dorothy Picayune ile konuşmak niyetiyleydi. Bana anlattıklarını herhangi bir redaksiyon yapmadan notlarımdan okuyarak kaydedeceğim bugün. Döndükten sonra yazılı metni oluştururum.

"Alkol yasağı 1920'de uygulanmaya başladı. Bir kaç yıldır görüşülüyordu, Kongre'den geçmişti ama F. Scott Fitzgerald'ın daha sonra hakkında yazacağı canlı New Orelans gece hayatında, dans kulüplerinde, güzel kadınlarda, kumar, para ve silahlarda uygulama öncesinde kadar herhangi bir yavaşlama yoktu.

Bize kalsa uygulama sonrasında da bir şey değişmezdi ama FBI konuyu ciddiye aldığı için özel bir ekip kurarak mekanları denetlemeye başlamıştı. Canal Street üzerindeki gümrük binasını merkez tutan bu ekip sayıları yetersiz olduğu için her yere yetişemiyordu ama Bourbon Street üzerindeki The Old Absinthe House mekanını kapattıklarını kendi gözlerimle gördüm.

İşte o günlerde elden ele dolaşan bir yerel viski vardı. Bizim buralarda İskoçlarınki gibi arpadan yapılmaz, Kentucky usulü mısırdan yapılır burbon. Yasaklar geldikten sonra evlerde yapmaya başladık. Bu herkesin bildiği hikaye. Çok az kişinin bildiği benim babamın özel serisidir.

Anneme göre bir gün Baron Samedi babamı ziyaret eder. Tanınmamak için şapkasını saklamış ve bir pelerinin altında yüzünü gizlemiş. Babama sadece içeni sarhoş etmeyen, kendisi içmese de yanında olanları da sarhoş eden bir burbon üretim tekniği öğretmiş. Bunu sadece alkol yasağı devam ettiği sürece yapabileceğini fakat bu işten kazandığı paranın yarısını Maman Brigitte'ye vermesi gerektiğini altını çizerek söylemiş.

Babam ilk aylarda bu kurala uygun davranmayı ihmal etmeden müthiş para kazanmış. Annem hala o günlerden kalan satmaya kıyamadığı bazı mücevherleri saklardı. Kazandığı paranın yarısın da Haiti kökenlilerin gittiği bir kiliseye anlaşmaya uygun biçimde düzenli olarak götürmüş.

İnsan hep aynı Tenaver Bey. Hırsına yenik düşmüş. Parayı kumarda ve kadınlarla harcamaya başlamış, horoz dövüşlerine, köpek yarışlarına dalmış, dolarlar yetmeyince de Brigitte'nin payından ufak ufak azaltmış. Etrafında olan bazı kazaları, arabasının üzerine düşen çelik kalasın şoförle birlikte arabanın yarısını ezmesini, abisinin bulaşıcı bir hastalığa yakalanmasını ya da annemin gidişatın kötüye olduğundan şüphelenip söylenmesini dikkate almamış bile. Bir gün FBI ajanlarının baskınından son anda kurtulmasının ardından yine eksik ödeme yapmış. Eve dönüş yolunda Dauphine Street ile St. Louis Street'in kesiştiği noktada en son görülmüş. Karşı sokaktaki kasap Joseph’in haç çıkartmadan anlatmadığı o sahneyi tam gören yok. Joseph kaldırımda bir yarık olduğunu, içinden çürüyen kollarıyla bir canavarın uzanıp babamı içine çektiğine söylerdi. Mahalledekiler göre ise Joseph delinin tekiydi ve babam büyük ihtimalle kendini kaybettirmişti.

Annem boş bir mezar yaptırdı yıllar sonra. O kadar.. Cenazesine kimseyi davet etmedi. Rahip tanıdık olmasaydı acaba bu kadarını bile yapar mıydı bilemiyorum.

İçmeyenleri de sarhoş eden burbona gelince, bu babamın bir numarası mıydı, gerçekten var mıydı öğrenme fırsatım olmadı. Küçüktüm o zaman. Anneme göre Baron Samediyle yapılan anlaşma gerçekti ve babam bedelini ödemişti. Bense büyülü bir icattan çok babamın durumdan fayda sağlamak için meraklı müşterisine içki sattığını düşünmüşümdür. Nasıl kaybolduğuna gelince bizi severdi, bırakmamıştır diyorum. Muhtemelen borcu olan birileri vardı, hesabını sormuşlardır. Allah büyüktür. Ona da Cennetinde bir yer ayırdığına inanıyorum."

Dinle

Sesli okuma — yapay bir sesle, metnin yanında duran bir zemin. Asıl olan yazıdır.