Büyük Biliminsanı

Büyük Biliminsanı Zitrojen bombasını bulmak üzereydi. Savaş yoktu ama her an savaş çıkabilir diye hazırlıklı olunmalıydı. Ziganda devlet planlama teşkilatı bu savunma ihtiyacı için büyük fedakârlıklarla çocuklara bedava süt programını şartlar elverişli olduğu ilk fırsatta değerlendirilmek üzere askıya almış, mahalle kültür merkezlerini nasıl olsa televizyondan kültür programları yaparız diyerek kapatmış, ücretleri ilk yıl için bölgesel ortalamanın yarısına düşürdükten sonra bir daha çıkamaması için önlemler almış ve komşu Zoganda’nın petrol sahalarına ortak çıkarların iyi niyetle korunması gerekçesiyle geçici olarak el koymuştu.

Büyük Biliminsanı gece gündüz çalışıyordu. Evli değildi, sevgilisi varsa da kozmik düzeyli devlet sırrıydı. Arkadaşlarını ne kadar zamandır görmediğini anımsamıyordu. Bu koşturmaca içinde soğuk füzyon konusunda önemli bir gelişme kaydedilmek üzereyken kayda değer bir sinir krizi geçirdi. Ofisteki tüm eşyaları pencereden 13 kat aşağıya fırlattı. Ekipteki asistanı ısırdı ve ana laboratuvarı yangın hortumuyla köpüğe boğdu. Sakinleştirmeye çalışan bir kaç memura okkalı küfürler ve güçlü tekmeler savurmayı da araya sıkıştırdı.

İki gün sonra bilinci yerine geldiğinde tanımadığı bir odadaydı. Hastanede kendine özel bir oda açılmış gibiydi. Öğlen yemeği öncesi kelinin ortasında bir tutam saç olan asık suratlı doktor ziyaretine geldiğinde şehrin en meşhur psikoloji kliniğinde tedavi altında olduğunu öğrendi. Kendine gelir gelmez ki yaklaşık 2 haftalık bir süreç öngörülmüştü, Zitrojen çalışmasına geri dönmesi bekleniyordu. Olaysız bir kaç gün geçirdikten ve iyice sakinleştikten sonra dördüncü günün gecesinde odasında feci bir tartışma çıktı.

Ego ufak çalışma masasının başına oturmuş ve elinde hesaplamalarla dolu bir kağıdı sallıyordu. Superego sıkıntılı bir suratla ileri geri yürüyor, yüksek sesle söyleniyordu. Yapamayız, haber vermeliyiz, bu kabul edilebilir bir davranış değil dedi Superego. Hiç de değil, Zitrojen çalışması bu haliyle zamanında bitmeyecek, sonunda başımız belaya girecek, en iyisi Zuganda’ya teknoloji satarak iltica etmek. Yanlış kardeşim, böyle davranış olur mu, bilim böyle yapılır mı, devlet ne der? Asıl böyle yapılır, geri zekalı, senin dediğini yapıp başımız belaya mı sokalım, öküz!

Sözlerden sonra eşyalar, sonra da elli küsur yıllık tarih uçuştu havada. Yumruklar konuştu, kan döküldü, sessiz sinemada cinayet işlenmek üzereydi, belki de işlendi. Fırsat bu fırsat diyen Id, Büyük Biliminsanının yanağına bir öpücük kondurdu, benden bu kadar dedi ve olay yerinden uzaklaştı. Sabaha; kalp krizi geçirmiş bir beden, talan edilmiş neredeyse yıkılmış oda ve hastaların bazılarının benim de ziyaretçim vardı dün gece sözleri kaldı.

Zitrojen hala bitmiş değil. Psikiyatrlar ve Felsefecilerse insanı, benliği ve kimliği tartışmaya devam ediyorlar. Devlette başka birileri var, Amerikan yönetimine yakın oldukları söyleniyor, Akıl Hastanesi ise otel yapıldı, 1001 Gece Masalları temalı ve 1000’den fazla odalı bir tesis. Her odası farklı bir mikro tema olarak ilgili hikayeye uygun dekor kaplı. İşte bu otelde kalan yüksek nüfuzlu bazı konuklardan dinlediğim şudur ki geceleri Şehrazat onları ziyaret etmekte ve Sinbad’ın bilimsel terimler sözlüğü, Alaattin’in petrol şirketleri ve Ali Baba’nın 40 nükleer bombasından bahsetmektedir. Prof. Dr. Faust Faustusun başeseri Ruh Bulaşmasında konusu geçen sahipsiz ruhların, ki ben bu örnekte sahipsiz bir Id görüyorum, olay bölgesine yakın insanlara teması ve bulaşma gayretinin bir tezahürü bence. Kendi hipotezim Büyük Biliminsanının kayıp Idiyle bu hikayeler arasında bir bağ olduğu ve muhtemelen paralel evrenlerin bölgesel desenkronizasyonu nedeniyle de Id’in etkisini çoğaltarak yansıtabildiğidir. Bundan sonra yerinde görüp, incelememi tamamlayıp, nihai kanaatimi oluşturmak için bir saha ziyareti yapmayı planlıyorum. Ardından sizlere daha detaylı bilgi vereceğim.

Dinle

Sesli okuma — yapay bir sesle, metnin yanında duran bir zemin. Asıl olan yazıdır.