Üçüncü Kitap
2007 – 2020 · 65 şiir
Bütün kitap tek sayfada. Aramak için Cmd/Ctrl-F.
1. KARANLIK ÇÖKÜNCE
Karanlık çökünce Geceye Sessizlikte buluşuyoruz seninle
Ellerin her zaman küçük
Ocak 2007
2. SEVGİLİ BEBEK
Sevgili Kocaman bir yürek İnişli çıkışlı çarpıntılı Durgun suda heyecanlı bir kayık Sevgili
Bebek Kocaman bir yürek Sakin dikkatli hassas Dalgaya çıpa atmış bir balıkçı Bebek
Ocak 2007
3. CEVAPLAR
Sanırım herkese onlarca milyon kere sorulmuş bir soruydu sorulan. Cevabı bir o kadar verilmiş. Düşünmeden. “Gerçekten”, “Haklısınız”, “Kesinlikle” menşeli kuvvetli ve inandırıcı olmayan bir “evet” sözcüğü herkesin inandırıcı bulduğu çünkü dinlemediği. Olağanüstü önemli bir duygusallığın olağanüstü sıradan sorusu on milyon kere sorulan.
Sıradan cevaplar basitleştirir mi yaşananları?
Coşkulu, önemli, önemsenen ama basitleştirilen şey anlayabilmek için mi basittir yoksa iletişim indirgemek midir ortak paydaya – anlamsızlaşsa da?
Cevap yaşananı değiştirebilir mi yoksa sadece yaşanacak üstünde mi etkisi vardır?
Soru bile soramadığımızda ne olur?
Ocak 2007
4. CEVAPLAR - II
Soruları olmayan cevaplara sahipti Elindekilerin Doğru olduğuna emin En yakınındakine anlattı
Cevapları olmayan soruları yanıtlamaktı amacı
Ocak 2007
5. EV
Evden uzakta evi düşlüyorum Ev tüm hayallerim oluyor içinde yaşıyorum Evden uzakta ev yapıyorum
Ocak 2007
6. GİTMEK GELMEK
Benim açımdan Gelmek Bildiğin yere Yolculuk alabildiğince Gitmek Bilinmeyene
Yol aynı da olsa Yolcu aynı olmaz Bir şey bir yerde bir başka şeye Eşit olamaz Çünkü denklik denklem içindir Yaşamsa Ya gittiğinden gelmek Ya da döneceğini bil(e)meden Gitmektir
Ocak 2007
7. BEN ve FARKINDA OLMAK ÜZERİNE
Oldum ben Olmadığımı anladığımda
Öldüm ben Ölünmediğini gördüğümde
Soldum ben Solmayacağımı sandığımda
Ocak 2007
8. GECE YARISI
Gece yarısı yazıyorum Günün hırıltılarından uzak Gecenin serin karanlığında yalnızım
Tek başıma duruşumu Millet yastıkta mışıl olunca anlıyorum ancak Gürültü aklımı karıştırıyor Gürültü aklımı başımdan alıyor Gürültü şaşırtıyor
Gece yarısı yazıyorum ama Gecenin yarısı değil günün yarısı Gece yeni başlamış gün karası Siyahlara boyanmış zenciler beyaz Beyazlara boyanmış beyazlar siyah Dolaşıyorlar ortalıkta Herkes kendine yabancı, görüntüsüne tanış Her görüntü aksine yabancı, yanındakine tanış Her yan insanla kaplı ama herkes saklı
Gece yarısı olunca Saçıp saçılıyorum saçmalarca Bir elimde ben Diğerinde yine ben Öbürlerinde sen Günün ışıklarından uzak gecenin parlak yalanında Başkalarının tarlalarını ekiyoruz şehrin ortasında Arsa kıtlığı vız geliyor düş tacirlerine Hele vakit gece yarısı Ve de ortam sütlü kahve olunca
Ocak 2007
9. (…)
Gemim hep hazırda bekliyor Emre amade yolculuk niyetine Bense hep kızakta bekliyorum Emre amade sahipsiz ve kendi hapsinde
Ocak 2007
10. AYLAR ve BİZ
Ocak kendini yazıyor Ben kendimi yazıyorum Sen bizleri okuyorsun Başkalarını anlamak için
Başkaları Ocağı yazıyor Ocak Başkalarını süzüyor Ben Seni arıyorum Sen kendini arıyorsun
Sen Ocak oluyorsun Ocak şehirden kaçıyor Başkaları peşinde Ben Şubatı yazıyorum Mart buna fena halde gülüyor
Ocak 2007
11. ANAFİKRE ULAŞMAK
Harfler oldukça ısrarlı Birbirini kovalamakta kararlı Hepsi birbirinden inatçı ama özellikle bazıları Yani en kurnazları
Sözcükler tedirgin Kendi içinde anlamlı Sihri kendinden menkul paylaşmaya kapalı Şaşkının dik alası
Cümleler saldırgan İktidar meselesi Sayıca çokluk olmayınca mesele olmuş Bilgelik demokrasisi
Paragraflar bitik Azınlığın azınlığı azgınlık bile kalmamış Anlaşılmak imkansız olunca Çaresiz cümle sözcük harf olmuş Ortalıktan yok olmuş
Kalabalıktan uzakta Tek başına ama sakin mi sakin Kendinden emin Duruyor Ana fikir Mücadele ne kadar sürerse sürsün Bittiği gün keşfedilmek için
Ocak 2007
12. HERKES GİBİ ANAFİKİR DE DÜŞÜNCELİ
Ana fikir durmasına duruyor ama İçinden de sormasına soruyor kendine Yarın için değişmem gerekiyor derdiyle Keşfedilmek sonrasının hesabını yapıyor Her gecikmenin bir maliyeti Her maliyetin bir ana fikri oluyor
Ocak 2007
13. O dayanamıyor geliyor
O
O dayanamıyor geliyor Açıklıyor anlatıyor Tüm denklemler çözülüyor Bütün perdeler iniyor Maskeler düşüyor İnsan insanı görüyor
O’nu
Öldürmekten başka çare kalmıyor
Ocak 2007
14. GÖKYÜZÜ BULUTLU
Gökyüzü bulutlu Vakit gece Yol ışıklardan ibaret Gideceğin yeri bilmiyorsun ama Götürecek yolu şehir belirliyor
Ayak sesleri yankılanıyor taşlarda Sessizlikte sesler duyuyorsun Sessizlik duymayı öğretiyor Işıklar arasında yol alıyorsun yol arıyorsun
Köşe başındaki adama sesleniyor Sigara soruyorsun içmesen de Kendinden emin elektrik direğiyle tartışıyorsun Bulutlar aralanıyor Ayı arıyorsun Nafile Saklanmış bir deliğe
Şubat 2007
15. EZBER
Yıl iki bin yedi Yaş otuzu geçeli Bebek büyüyeli beri İçimde bir yaşama arzusu Ezberi bozmaya yeminli
Şubat 2007
16. GİDEN
Gidenin ardından gözyaşları Hayat devam ediyor Buradan başka bir yerde Hayat da gidiyor gözyaşları içinde
Haziran 2007
17. PENCERE
Penceremden gördüklerimi anlatıyorum Dünyayı bildiğim kadarıyla değil Gördüğüm kadarıyla aktarıyorum Bir ucu gökte tavanda Bir ucu yerde halıda Penceremde dünyayı görüyorum
Haziran 2007
18. KARANLIK
Hayatının freni tutmadığı anlardasın mesafe yüz sen yüz durmak mümkün değil çarpmayı düşünüyorsun son olup olmadığı belli değil ama o saniye bilmiyorsun ki en iyisini yapmak düşünmek keyif almak istiyorsun ama mesafe yüz saniye yüz değil sonu gelmeden yolun sen bitiyorsun
Sonra bir yerde karanlıkta gözlerini açıyorsun göz gözü görmüyor zifir zifir zifiri bir karanlık kaplamış etrafı neredesin bilmiyorsun belki hayal ediyorsun bir sedyede belki mezarlıkta toprak altında bir son nefes attırıyorsun belki öteki tarafta yeni bir başlangıçtasın belki de yargılandın belki hastanedesin karanlık odanda
Temmuz 2007
19. ÖZLEM
Bir özlem cümlesi yazmak istiyorum
Özlüyorum Ama yazamıyorum
Temmuz 2007
20. MÜGE ve DOĞA’ya DAİR
Ben seni büyüdükçe daha çok seviyorum Sen sen oldukça Müge’yi düşünüyorum Nasıl içinden gelerek istediğini Ne istediğini bilmeden ama hisseder ne istediğini
Ben senden sonra yaşamayı seviyorum Yani parayı yemeği gezmeyi değil Yalnızca etrafta olmayı yere basmayı havaya suya dokunmayı Senin yanında olmasam da bir şeylere dokunmayı
Ben senle öğreniyorum Sanırım değişiyorum, büyüyorum Ben senle ilk defa erken ölürüm diye korkuyorum Biraz daha etrafta olmayı görebilmeyi istiyorum
Ben seni seviyorum Sen sen olduğun için değil yalnızca ki ona da bayılıyorum Ben seni sevmeyi istediğim için Bundan keyif aldığımdan doğrusu Ben artık Müge’ye ayrı bir saygıyla bakıyorum İyi yaptığı için değil yalnızca ki en iyisini yapıyor biliyorum Cesaret ettiği hissettiği deneyebildiği için
Ben sen büyüdükçe kızım senle büyüyorum tekrar Bir gün bizi bırakacak ve dünyanı kurduktan sonra geldiğinde Burada olup olmayacağımızı bilememenin saçma sapan heyecanını duyuyorum O gün eğer biz de hayatta ve ayaktaysak Senin kollarında son bir defa çocuk olmayı bekliyorum
Temmuz 2007
21. 11 ARALIK 2007 (I)
Geçmişi kutlamakla Geleceği karşılamak arasında bir yaş daha
Kendin olmak başkası olmanın ardında
Sesler yükseliyor çevreden Sesler duvar oluyor çevreleyen Çevre tanıdık kahya yabancı
Yolculuk da bir bakış açısı Zaman gibi Sonsuz ve ani
Senin yolculuğun arıyor seni
11 Aralık 2007
22. 11 ARALIK 2007 (II)
Sözler niyetleri ifade etmiyor Sözler niyetlerin ta kendisi Sözler niyetleri belirliyor Söz ne kadarsa niyet de o kadar
Günler geçmişi ifade etmiyor Günler gün sadece bugün Günler yaşanıyor bitiyor Günler ne kadar yaşanırsa o kadar işte
11 Aralık 2007
23. KUYRUK
Kovaladığım kendi kuyruğum Ötesinde benim boyunduruğumun Hakimi buyruğunun Kuyruğum
Mart 2008
24. GÜN GEÇİYOR
Gün geçiyor Görüntü bulanıklaşıyor Her biri kendi içinde doğru Sol dersen sol Sağ dersen sağ Birlikte dersen Bulanık
Gün geçiyor Soluyor umut Soluyor insan
Mart 2008
25. ŞEHİR
Kendini yutan ve unutan Bir canavar şehir Büyüyen ve yok olan
İnsan sokaklarında yürüdüğü zaman
ayakları çamura gömülü Silkinmeyen Sokulmayan Dokunmayan
İnsan sorduğu zaman sorguladığı zaman sorgulandığı zaman Sakinleri çamurlu sokaklarında çamur hatlarında
Kendini uyutan ve unutan Bir canavar şehir Var olan Yok ettikçe var olan
Mart 2008
26. SICAK PUSLU BİR GÜN
Dışarda sıcak ve puslu bir gün İçerde soğuk ve b e r r a k bizler Dışarı çıkmak istiyoruz Matlaşmak ve anlaşılmaz olmak için Çünkü ne kadar az anlarsak O kadar çok seviliyoruz O kadar seviniyoruz
Mart 2008
27. 1 KEDİ
Ben 1 odada yalnız ararken Neyi aradığımı bilmeden Aranmanın ne olduğunu bilmeden
Bir başka odada sen Dışarda binlercesi on binlercesi dururken 1 kedi Elinde mendil
hem de benekli Senin ve benim Gözyaşlarımızı sildi
Mart 2008
28. VEDA
Elveda derken zoraki bir dostluğa Söylemeyi beceremezken Kim bilir kaçıncı defa Zoraki de olsa olmuşsa ya sonunda Dostlar edemez etse de veda
Mart 2008
29. ZAMAN
Zaman hem saman hem yaman Kaltak olabildiğince kaltak Kahpe ve yalnız zaman Kimisini etmiş kaplan Kimisi kağıttan
Mayıs 2009
30. YANYANA
Yıllar sonra İki yıldız yan yana
Yıllar sonra Birbirini anlamaya Anımsamaya Yaratılmış anıları Anımsatmaya
Yıllar sonra Yana yana
Mart 2008
31. BİLDİĞİN BİLMEDİĞİN
Gittiğin yer Gitmek istediğin Yer Değildir gittiğin Yolunu bulduğun ya da Bildiğindir Gittiğin Olur sonrasında bittiğin
Tekrar başlar yolculuğun Bildiğin bilmediğin
Mart 2008
32. DURDUĞUNDA
Durduğunda Olduğun yer olabileceğin yerdir Tekrar durana dek Başka bir yerde
Mayıs 2009
33. KENDİM
Senin sözcüklerinde kayboluyorum Kendi düşlerimde Senin evinde yaşıyorum
Kendi kendime Seni arıyorum
Kendi derdimde
Mart 2008
34. BÜTÜN PARÇALAR
Bütünü anlamak için bölmek Böldükçe kaybetmek bütünü Bütün parçalardan mı var olur? Yoksa parçalar hiç yok mudur?
Parçaları anlamak için bütünlemek Bütünledikçe yitirmek parçayı Parçalar bütün olunca mı anlam kazanır? Yoksa bütün hiç yok mudur?
Parçaları topluyorum Onları bütünlüyorum Bütünler parça oluyor elimde Bir başka bütün içinde
Ne parçada bitiyorum Ne bütünde yitiyorum Bütün parçalarla birlikte yaşıyorum
Mart 2008
35. EDİP
Bir kitap ayracı üstünde
Edip Ara’nın fotoğrafı kırpılmış Arkasına hayat hikayesi basılmış Sallanır elinde bir kızın Yıl
sıfır sekiz Yaş
buçuk iki Akşam vakti Arnavutköy’desin
Beş satırlık sabır Bir kitap ayracı farkı yaratır Adıyla sanıyla bir arkadaş tanınır Bin sayfa
iki elde taşınır Şair midir şiir nedir kim bilir Edip adıyla anılır
Mart 2008


36. BEŞ
Bir olsun diye İki paylaşmak Üç kıskanmak Dört yok etmek Beş sil baştan
Mayıs 2009
37. HAZİRAN SABAHI
Güneş dalgalanıyor rüzgarda Dalgalar güneşleniyor insanlar Bakıyor martılar dalıyor Bebekte sabah oluyor bebekle
...
El yazınla gizli bir not İki harf bir sayı Ortada kırmızı leke buruşuk Kağıdın üzerinde geminin birinde Yolcusuyla gezinmekte
...
Tekrarlayan durdukça Tekrarlanan
...
Sisle kaplı tepeler Hava kirliliği insanınkine karışmış Evrensel sıcak çağında donuyoruz Hep beraber dönüyoruz Başladığımız yere Domuz gribi
...
O kadar zor başlıyor ki Bitmiyor hiç başlarsa eğer Yalvarıyorum bitsin diye Bitmek başlamayı çağrıştırıyor
Haziran 2009
38. TEMMUZ 2009
İki adam parkta yürüyorlar kalabalığın ortasında İki kadın adamların arasından geçiyor usulca Ne adamlar farkında ne kadınlar orada İki çocuk izliyor Şaşkınlıkla
İki evin arasından iki tekne geçiyor tekne teneke ev teneke güneş teneke sen teneke Dalgalar duvarları boyuyor gölge düştükçe renkler değişiyor Sevimli iki bulut yukarda oynaşıyor
İki harfin arasında yürüyor bir sözcük İki sözcük arasında olmayı arzulayarak İki harf bakmıyor bile birbirine bu arada Yalnızca bir kurşun kalem ne yaptığını anlıyor
Temmuz 2009
39. CİDDİ İŞLER
Salıncaktan tahterevalliye koşuyorum Biraz itfaiye biraz burgu Mavi ipten aşağı bakıyorum Duruyorum Dönüyorum Sallandıkça sallanıp popomu sallıyorum Zıplıyorum koşuyorum Sağımdaki solumdakileri kovalıyorum Dönüyorum Zıplıyorum Duvara tırmanıyorum Büyüyorum büyüyorum bu işten hiç sıkılmıyorum
Temmuz 2009
40. SEN GİDERSEN
Sen gidersen şimdi Sen gidersen o zaman Sen gidersen Gittiğinde Ben Sen gittiğinde Sen bittiğinde o zaman Ben bittiğimde şimdi
Aralık 2012
41. SÖZCÜKLER NEDEN GERİ DÖNER
Bulduğunda onu Aradığın için mi Aradığını sandığın için mi
Bulduğun Aradığın mı Bulduğun için mi aradığın
Aralık 2012
42. (...)
Isıtırken sıcacık bir güneş Soğuk varken sıcak Heceleyerek seksek Çocukluktan çarpan yürek Durgun zaman Son belli olduğunda Öldüğün an Bir sıcacık güneş Ancak aralıkta var olan Sen bir ucu Diğerinde sen olan Çocukluktan çarpan yürek Gözyaşları yabancı Arzular gerçek Vakit kış bugün yarın Sen sıcacık bir güneş Sen çocukluğum Sen yürek Ben yine ben her yerde ben her zaman ben ben ben sen
Aralık 2012
43. YÜRÜYORUM
Bitmesin istediğim yazılar yazıyorum.
Yoldayım. Yürüyorum.. Bir şey olsun diye bekliyorum..
Yürürken bekleyebiliyorum, hem yürüyorum, hem bekliyorum, hem bakıyorum, ne yapıyorum. Yürüyorum. Hayır bekliyorum. Olmasını bekliyorum. Yürüyorum. Bekliyorum. Yürürken bekliyorsam, aslında hangisini yapıyorum.
Kendime bakıyorum, anlamıyorum anlamadığımı anladığımı sanıyorum bekliyorum bakarken yürüyorum.
Aralık 2012
44. UYKU
Gece Ben buradayım Sen orada Aramız bir uyku kadar Ben bilmiyorum bildiklerimi Sen biliyorsun bilmediğini Uyanmak için uyuyorsun Uyumak için uyanık kalıyorum burada Bir uyku mesafesinde bir metre uzağında
Haziran 2013
45. RENKLERİN
Sevmek atfedilen bir duygu Doğallıkla alakası nereden gelir bilmiyorum Bana tercih gibi geliyor Sevmeyi seçiyorum Puslu da olsa dışarısı Sokak duygularla canlı Ben titreyen ışıklar - ki lanet şeyler hep titrer – ardından sana bakıyorum Kah kırmızı kaşlı kah mavi tenli Renklerini sevmeyi seçiyorum
Haziran 2013
46. Sarı saçlı kız
Sarı saçlı kız Whatsupp?
47. TEKRAR
Tekrar Tek başına Teyakkuz halinde Tekinsiz düşmanlar Karşısında
Kasım 2016
48. DÖNÜYORUZ
Kan gölü bir taraf Hapis diğer yan Ortada Bir yerde değil Bu yerde Sen Ben Kuyruğumuz ardında Detaylarda boğulmuş Kafayı kaldırmaktan korkmuş Kendimizden yorulmuş Dönüyoruz Biz yokuz ben sen sen ben dönüyoruz
Kasım 2016
49. AYNISINDAN BİR TANE DAHA SÖYLE BANA
Yıllar sonra Aynı yerde Buluştuğumuzda
Belki planlı Günler aylar haftalar dakikalar Öncesinden ayarlı
Belki de kendiliğinden Kim bilir
Buluştuğumuzda
Yer aynı Sen aynı Ben aynı
Olabilir mi?
Kasım 2016
50. MARŞ MARŞ
Bir AVMnin üst katında bir inşaatta Fransız kendine ve dünyaya Bol ve iyi ayarında Rastladım ona
Hani görünmez olursun ya Karşındaki seni başka türlü görmeye alıştığında Kıyafetten midir mekandan mı Makyajdan mı algıdan mı
Oysa anılar kavgalar savaşlar Öncesinde Başka giysiler ardında tanışmışlık kıyısında Geçmiş bir zaman arasında
Baktım Görmediğini sandım Gördünse de tanımadığını Düşünmedim Başka türlü olacağını
Kasım 2016
51. HALT
Nasıl yaşlanıyoruz diye On beşinde Kırk beşinde Sordum kendime Aradaki otuzdaysa Ne halt yedim acaba?
Kasım 2016
52. BEN SEN O SİZ BİZ ONLAR
Sen Tekrarlayan sözcük Ben Meselesinde O Habersiz Siz Yoksunuz Biz Aradığımızda Onlar Senin yanında
Aralık 2016
53. KARIŞAN VAR MI?
Karışan yok Bu yılın hangi Yıl olduğuna Karışan çok Bu yalnızlığa
Her Kalabalık gizlice Farkında yalnızlığının Açıkça saldırmakta Yalnız olana
Ancak yok olduğunda
Karışan yok bir Başkasına
Aralık 2016
54. İki tip gözlük var dedi.
İki tip gözlük var dedi.
Birincisi renkli çerçeveli eğlenceli bakanı güldüren cinsten. Taktın mı bu gözlüğü etraftan kıkırdayan bakışlar sezer ve açık kahkahalar duyarsın.
İkincisiyse renkli camlı gözlükler, çerçeveleri komik olabilir, etraf yine gülebilir ama bu sefer sen de onları bir farklı görürsün.
Aralık 2016
55. IN MEMORY OF L.C.
His voice survives The pain, time and the chosen A bridge to myself Time within and without Ex-post in recognition Of the vanity called life
February 2017
56. ÇOKYÜZLÜ
Kendi çok-yüzlülüğümde Ölüyorum Bu gece
Seninkilerden Birinde mi ölürüm sandın-ki hergele?
Eylül 2017
57. VINN
Dağ Büyük zaten Daha da büyüyor iyi bakınca Suyunu verip gönlünü alınca Büyüyor da büyüyor hergele
Biz de yamacına yanaşıyoruz Karanlık bastırınca Usulca Çaktırmadan kurda kuşa ve de kuzuya
Aşağı salıyoruz Yer-çekenin yardımıyla Vınn uzaklaşıyoruz İstikamet mutlak sıfır rakıma Biraz daha sulamaya
Eylül 2017
58. BAŞKALARININ SENİ
Başkalarının seninde var olmak için Çıksaydın yola
Kendi sesinde Boğulmuş ve yalnız Bitebilirdin burada
Oysa çıkınca sessiz Sözcükler yapıştı sırtına bacağına kafana Sessizlik ses oldu yolculuğunda
Anlam yoktu Anlam çoktu Sadece görenler bakabildi Bakıp görmeyenler en çok ses çıkardı Görenler sustu anladı
Kasım 2018
59. GEMİDE
Gemide Başladım yolculuğa Görevim var ama Bilemiyorum ne olduğunu
Kimse yok Yolcu yok Gemici yok Soramıyorum
Gidiyor gemi Liman yok Durmuyor gidiyor Zaman geçiyor
Yazıyorum Radyodan yayın yapıyorum 9014üncü yayındayım Duyuyorsanız Bekliyorum
Nisan 2020(Ege ile atışırken)
60. YEŞİL ŞEMSİYELER
Sahil Kasabasında Kumsalda Yeşil şemsiyelerin altında Gölgelere basarak yürüyorum
Kim açmış bu şemsiyeleri Kimin için?
Kum var deniz var Ben varım
Başka yok yeşil şemsiyeli sahil kasabasında Sahilden ötesi bile yok diye düşünüyorum
Ben kum deniz taş güneş yürüyoruz Sahil bitmiyor, Gün bitiyor
Sahilde şemsiyelerin altında bir yan tarafta Ateş yanıyor kamp ateşi parlak kızgın kırılgan vahşi Şemsiyeleri açan her kimse ateşi de o yakmıştır diye düşünüyorum
Ben ateşe bakıyorum Ateş ilgisiz, denize kayıyor gözleri
Deniz dalgalı ve dalgın, Ay’ı süzüyor Ay başka deryalarda farkında bile değil
Yeşil şemsiyelerin arasında ben Yürümeye devam ediyorum Önümde bıraktığım ayak izleri
Nisan 2020(Ege ile atışmaya devam ederken)
61. ESKİ ŞARKILAR
Eski şarkılarını dinliyorum Şarkılar mı sen mi deyorum Daha akıllıydı
Olduğundan daha fazlasını Koyabilir misin yaptığına Yoksa yaptığın sen kadar mıdır en fazla
Nisan 2020
62. HİKAYE
Hikayesi olan herkes ölünce Hikayenin sonu gelir mi?
Ölünce gelir mi sonu? Hikayenin hikayesi olan herkes
Hikayenin ölünce sonu Hikayesi olan herkesi gelir mi?
Hikayenin hikayesi gelir mi? Sonu olan herkes ölünce
Nisan 2020
63. ODA
Bazılarını yaktı Küller odayı sardığında Silmeye başladı internette olanları Instagram’dan fotoğrafları Podcast’ten ses kayıtlarını Tekrar odaya döndüğünde Dolaplara çekmecelere saldırdı Elde makas eski kayıtları Resimleri hikayeleri Parçalara ayırdı Kapıdan çift kanatlı büyük cama kadar Kağıt kırpıntıları Fotoğraf parçaları Negatifler kırık diskler Üstü karalanmış şifrelerle doluydu oda
Saatler sonra nefes almak için Durdu saatler Cam açıldı Hafiflemişti artık Özgürdü Yeniden başlamaya
Kapı açıldığında biraz zorlamayla Havasız bir odaya girdiler Sanki dumanlı isli gibiydi ortalık Savaş alanına dönmüştü Giysiler kitaplar resimler Fotoğraflar diskler ve aynalar Hep birlikte kırılmış kesilmiş parçalanmıştı
Niye odaya girdiklerini anımsamadılar Kimin odasında olduklarını da Bu dağınıklığın nasıl olduğunu anlamadılar Ne zaman olduğunu da
Odanın kendisi dışında tanıdık bir şey bulamadıklarından Sağ kalan ve kalmayan tüm eşyaları toparlayıp attılar Hafiflemişlerdi Odayı kiraya verdiler
Mayıs 2020
64. ATİLLA ve RESİMLER
Çıkardım bardakları Doldurdum
Atilla İlhan oturuyordu balkonda Demirlerin yanına Dizmişti resimleri
Kadeh kaldırdık birlikte Mecburiyetten değil sevgiden Felaketimiz mi olacak Bilemeden
Tekrar dolan sokaklarda Yarı maskeli kadınlar Uzaktan selam ediyorlardı Resimlerden üçüncüsü göz kırpıyor İlki uyuklarken sonuncusu pis pis sırıtıyordu
Atilla İlhan yazıyordu Emperyal Otelini tekrar yazıp Bana peçeteyi uzattı Kimse inanmıyor söylediklerime diye haykırdı Aşkı anlatıyorum hayatı anlatmak için Kimse anlamıyor beni Resimler birbirlerine bakıyorlardı Bardağı boşalttım üstlerine
Bilmiyor gibi yaptım saatin kaç olduğunu Gülümsedim doldurdum bardakları Resimler ve biz karşılıklı oturuyorduk Yoldaysa maskeler hakimdi ortama İnsanları bırakmışlar Tek sıra halinde gidiyorlardı Güney istikametine
Haziran 2020
65. İŞTE BÖYLE BİTER
Hayatı Söyleyecek sözü bittiğinde Heyecanı Anlayacak kimse kalmadığında Hastalığı Sakladığı tek sır olarak Hayalleri Sohbetlere serpiştirilmiş
Bitti
Haziran 2020
Fotoğraflar — Hulki Okan Tabak