DOĞA İLE AFRİKADA

İkinci Kitap · Şiir 57 / 75

Doğa ile Afrika’yı dolaşıyoruz Akdeniz kıyısından başlıyor yolculuğumuz İskenderiye’den Rabat’a deve sırtında gidiyoruz Doğa daha sekiz aylık deve sırtında sallandıkça uyukluyor Diktatörler geçiyoruz diktatörler çiğniyoruz yolumuzda Doğa kocaman gözleriyle dik dik soruyor bana Batı Trablus’ta Haritada kocaman bu ülkeler diyor ama yerden bakınca neden Benim oyuncaklarım kadar değeri yok insanların burada

Atlasları iniyor çıkıyoruz Sahil kentlerinde balık yiyor, turist merkezlerinde Alman ve Fransızlarla selamlaşıyoruz Herkes Doğayı soruyor bana Neden getirdin onu diyorlar yanında Yazmak için diyorum onunla birlikte yazıyoruz Kızıyorlar bana anlamıyorlar Doğa gülümsüyor boş ver diyor

Rabat’tan gemiyle Benin Porto Novaya yol alıyoruz Kıyılar ülkeciklerle dolu Doğa bazılarını birleştiriyor bazılarını bozuyor yol boyunca Çanağa benzeyen bir ülkeye hap şeklinde bir komşusunu sokuşturuyor Bu arada bir başka komşudan çığlıklar yükseliyor Güvertede koşuyoruz ve bir kan denizi içinde silahlar altın fildişi görüyoruz Doğa o gün oyuncaklarını denize döküyor Benle bile konuşmuyor

Nijerya’dayız sabaha Aklımız başımızdan gidiyor Ne dinimiz kalıyor ne kabilemiz kim olduğumuzu da unutuyoruz Nereye gittiğimizi de Aklımızda sadece petrol var bir de çantalar dolusu dolarlar Doğa basıyor kahkahayı bu sırada Bunların hepsi saçmalık diyor ben annemi özledim O hem Afrika’dan güzel hem de daha temiz diyor Kızıyorum kızıma Güzellik görebilenlerindir diyorum

Birbirlerine karışmış Kongolardan çocukluğumun gerilla hikayeleriyle dolu Angola’ya Ve Botsvana’yı geçiyoruz Nehirlerde timsahlar görüyoruz Doğa onlara kükrüyor Aslan benim kızım doğum itibarıyla ama aslanın aslını gördü Afrika’da Kükreyerek geldiğinde üstümüze apar topar kaçtığımda Doğa okşadı yelesini usulca rüyamızda

Johannesburg’u geçerken şapka çıkartıyoruz değişime Aklımızda soru işaretleri olsa da nadir bir gülümseme Ama Zimbabwe’ye uğramamakta kararlıyız Sebeplerimiz var kendimizce Desteklemiyoruz bazı herifleri kalan özgür irademizle Mozambik üzerinden Nairobi’ye giderken Doğa en sakin ses tonuyla dönüyor bana Buradaki milyonlarca Doğayı alan onlar değil mi baba diyor Buradaki milyonlarca Doğa toprağında kalsaydı Çiftçi olsaydı, mühendis olsaydı, öğretmen olsaydı Ben eminim ki her şey farklı olurdu Sen bana yapılanların bedeli olduğunu söylersin diyor duraklıyor Bu bedel kimin bedeli baba

Kenya’nın doğal güzelliğini unutmak için Somali’de ağlamak Etiyopya’da daha çok ağlamak gerekiyor Yolculuk artık iyiden iyiye uzadı canım eve dönmek istiyor Cep yakan cep telefonu faturasına iki çizik daha atarak Mügeyi arıyorum Eve yakınız Port Sudandan Cidde’ye geçip uçakla geliyoruz diyorum Burnumuza kan kokusu geliyor uçağa binmeden Doğa uzak gözlüklerini takıyor ve yüzbinleri namlunun ucunda görüyor Sen daha küçüksün diyorum gözlükleri hışımla alırken Dodi gülümsüyor Işığa uzanıyor Kapatıyor Tüm Afrika kararıyor Zenci oluyor

Mart 2006

Dinle

Sesli okuma — yapay bir sesle, metnin yanında duran bir zemin. Asıl olan yazıdır; çiziktirmelerin biçimi de sayfada görünür.