ÖYLE BÖYLE İŞTE ŞÖYLE

Birinci Kitap · Şiir 66 / 75

Bir gün boyunca yol aldılar Bulacaklarını sandıklarının peşinde Kentler geçtiler kimsenin bilmediği Kadınlar gördüler kimsenin görmediği Akşam olduğunda yorgun Ateşin başında Göz göze gelince ilk defa Fark ettiler Yol boyunca sormadıklarını

Sözcükleri yüzünden inzivaya çekildi Düşündüklerini söylediği Söylediklerini yazdığı için Olduğu sandığından

Sessizliğin sorumsuzluğundan oturuyorum Tek başıma Geviş getiriyorum Duymuyorum Duyurmuyorum

Uzaktan güzel gözüken bir şehirdi. Bülbül diyarı diye bilinirdi. Yersiz yurtsuz bir yolcuyu misafir ederdi elbette. Akçesi olana en güzel geceyi geçirtebildiği gibi.

Kendime rağmen devam ediyorum Kedim beni anlasa utanırdı eminim Aslında ben hep köpek sevdim Düşünüyorum da sanırım Öyle de sevildim

Oysa söyleyemiyorum İçimdeyse kediyim

Gözlerim yalan söylüyor Ellerim dilim gövdem bacaklarım her şeyim Doğruyu aramaya zahmet bile etmiyorum Ne gerekiyorsa onu söylüyorum Ne söylediğimi bile fark etmiyorum Bana göre her yer Çinli kaynıyor Her taraf soya sosu herkes üçgen kafalı Gerekeni yapıyorum ben Gerekli olduğum için varım Neyin gerektiğini de bilmiyorum Merak de etmiyorum Satırları atlıyorum Sayfaları atlıyorum Günleri atlıyorum Hayatı atlıyorum Seni atlıyorum Kendimi Kendimi atlamıyorum bile Farkında bile değilim

Ekim 2002

Dinle

Sesli okuma — yapay bir sesle, metnin yanında duran bir zemin. Asıl olan yazıdır; çiziktirmelerin biçimi de sayfada görünür.