SONSUZLUK

Birinci Kitap · Şiir 30 / 75

Ardında gözlerini bıraktı Ve gitti

Gidenden hep bir şeyler kalırdı ama Hiç kimsenin gözleri böyle güzel Böyle acımasız Böyle sonsuz değildi

Gidenler pılı pırtı bırakırlardı Acı bırakırlardı bir sürü Hatırlanması bile hoş olmayan anılar bırakırlardı ki Sonra onları ya unutur Ya da iyileriyle değiştirirdik

Oysa bu gözler Bir ucunda sertliği dünyanın Hani en ezilen en acı çekmiş en nasırlaşmış tarafı Obur yanında serin sonbahar akşamında sararmış yapraklar Ve kendini daha iyi görebilmek için peşinden koştuğun göl kıyıları

Gidenler bir zaman sonra geri dönerlerdi Bazıları gittikleri gibi.. Eski boşluklarını ararlardı Her sabah apartman önünde süt bekleyen kedi misali Bir türlü sığamazlardı yeni deliklerine Bihaber

Haberli olanlar da yok değildi Onlar yeni delikler peşinde Yeni çiviler şeklinde gelirlerdi Olmayan tahtalara vuran Görünmez delikler arayan

Oysa o ardında gözlerini bırakıp gitti Sonsuz acımasız güzel gözlerini

Bir yer bir delik bir anlam bir anlayış bir sen peşinde olmadan Sormadan aranmadan soruşturmadan

Herkes geldi bir şekilde Delik deşik Ama geldiler Oysa sonsuz gözlerini geride bırakan Bir daha çalmadı kapıyı Bir daha ayak seslerini duymadık Gitti diye yazdık Yazdık size okuttuk Okuttuk siz de bilin istedik Belki hiç gelmedi Belki hep kendimizdik

Aralık 2000

Dinle

Sesli okuma — yapay bir sesle, metnin yanında duran bir zemin. Asıl olan yazıdır; çiziktirmelerin biçimi de sayfada görünür.